Dişi Ajdar
Yılların Sevtap Parman'ından Ajdar'ı kıskandıracak "Que sera sera" yorumu. "when i was just a little girl i asked my mother, what will i be? will i be pretty, will i be rich here's what she said to me. que sera, sera, whatever will be, will be the future's not ours, to see que sera, sera what will be, will be."
Apple’ın müzikçalar (iPod), cep telefonu ve internet özelliklerini bir arada sunduğu iPhone 3G adlı cihazı (“ayfon” diye okunuyor) Türkiye’de piyasaya çıktı. Vodafone ve Turkcell’in satışını yaptığı iPhone’un iki farklı modeli var. Bunlar 8GB’lık hafızaya sahip olan siyah renkli iPhone ile 16 GB’lık beyaz renkli ürün. İki model arasında renk ve hafıza kapasitesi dışında farklılık yok. Türkiye’de piyasaya çıkan cihazlar 12.3 milimerte inceliğinde, 136 gram ağırlığında olan iPhone 3G modelleri. Yeni modeller her an her yerde hızlı internet bağlantısı için 3G (üçüncü nesil) destekli olmasına karşın Türkiye’de bu şebeke bulunmadığından 3G özelliğini kullanmak mümkün olmuyor.
İngilizce öğretiyor! Yaklaşık bir haftadan bu yana Vodafone’un Türkiye’de satışa çıkardığı iPhone 8GB modelini test ediyorum. İşte haftalık Apple iPhone 3G izlenimleri... Türkiye’den satın alınan iPhone, kutusu açılarak, hat takıldıktan sonra direkt olarak çalışmıyor. Operatör tarafından gün içinde aktif hale getirilmesini beklemek gerekiyor. Cihaz bu işlemin ardından kullanılıyor. iPhone’u kullanmaya başladığınızda Türkçe destekli olmadığını göreceksiniz. Telefon açıldığında ‘İngilizce’ menü ile birlikte geliyor. ‘Slide to unlock’ (kaydırarak kilidi aç), ‘phone’ (telefon), ‘text’ (SMS), ‘settings’ (ayarlar), ‘app store’ (uygulama mağazası) gibi menü başlıkları tüketicilerin en çok kullanacağı bölümler arasında yer alıyor.
Kredi kartı şart Bunun yanı sıra iPhone’un başta ABD olmak üzere satıldığı ülkelerde yoğun ilgi görmesinin en önemli sebebi olan ‘uygulama mağazası’na giriş için Apple’ın online müzik mağazası iTunes üyesi olmanız gerekiyor. iTunes programını bilgisayara yükledikten sonra üyelik işlemini yapabiliyorsunuz. Üyelik için kredi kartı bilgilerinizi sisteme girmeniz gerekiyor. Ardından da yüzlerce iPhone uygulamasına ulaşabiliyorsunuz. 1 dolardan 500 dolara kadar birçok programı bu sayede yüklemeniz mümkün oluyor. Elbette ‘ücretsiz’ onlarca uygulamayı da cihaza yükleyebilirsiniz. Yükleme işlemini bilgisayar veya direkt olarak iPhone üzerinden yapabilirsiniz. Bunun için Wi-Fi bağlantısı kullanmanız gerekiyor. Cihazdaki iTunes uygulamasını kullanarak albüm-şarkı satın almanız ise Türkiye’den aldığınız kredi kartıyla mümkün olmuyor. Bunun sebebi ise telif hakları olarak açıklanıyor.
TK’ya mesaj: iPhone’da Youtube var, kapat! iPhone’un içeresinde hazır olarak gelen programlar arasında Youtube da yer alıyor. Wi-Fi sayesinde Youtube’a bağlanarak buradaki videoları izlemeniz mümkün. Böylece Türkiye’de Telekomünikasyon Kurumu (TK) tarafından erişimi yasaklanan Youtube’a, iPhone üzerinden hiçbir engel olmadan erişebilirsiniz. Youtube, iPhone için özel bir sürüm geliştirmiş durumda. İnternette videoları flash formatında oynatan Youtube, iPhone için farklı bir formatta gösterim yapıyor. Bunun için Youtube, arşivinden 50 bini aşkın videoyu iPhone sistemine aktarmış durumda. Öte yandan sistemdeki video sayısı günden güne artırılıyor.
Genelkurmay Başkanlığı, Aktütün Jandarma Sınır Bölüğüne düzenlenen saldırıya katılan bölücü terör örgütü grubunun Irak’ın kuzeyindeki Avaşin Basyan bölgesinde, değişik bölgelere kaçıp saklanmaya çalışan PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensuplarına yönelik teknik vasıtalarla tespit edilen hedeflere Türk Hava Kuvvetlerine mensup savaş uçaklarınca dün hava operasyonu icra edildiğini bildirdi.
Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan basın açıklamasında şu bilgilere yer verildi: "3 Ekim 2008 tarihinde Aktütün Jandarma Sınır Bölüğü’ne düzenlenen saldırıya katılan bölücü terör örgütü grubunun Irak;ın kuzeyindeki Avaşin Basyan bölgesinde, değişik bölgelere kaçıp saklanmaya çalışan PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensuplarına yönelik teknik vasıtalarla tespit edilen hedeflere Türk Hava Kuvvetlerine mensup savaş uçaklarınca 4 Ekim 2008 tarihinde hava operasyonu icra edilmiştir. Görevlerini başarıyla tamamlayan uçaklarımız emniyetle üslerine dönmüşlerdir. İcra edilen operasyonlarda, her zaman olduğu gibi sadece PKK/KONGRA-GEL terör örgütü hedef alınmış, sivil halk ve yerel unsurların olumsuz etkilenmemesi için gereken hassasiyet gösterilmiştir."
HAKKARİ'nin Şemdinli İlçesi'ndeki Aktütün Jandarma Karakolu'na yapılan saldırıda şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Cahit Yıldırım'ın babası Nurettin Yıldırım, cenaze törenine katılmak için Erzurum'a gelen Sağlık Bakanı Recep Akdağ'a, “Bu karakol kaçıncı kez basıldı, niye tedbir alınamıyor?” diye sordu. Bakan Akdağ soru karşısında sessiz kaldı.
Aşkale'nin Hacımahmut Köyü'nde dünyaya gelen şehit Jandarma Uzman Çavuş Cahit Yıldırım'ın cenaze törenine katılmak üzere bugün saat 11.00'de THY'ye ait uçakla Ankara'dan Erzurum'a gelen Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Valiliğe geçti. Vilayet girişinde, ağlayan şehit Jandarma Uzman Çavuş Cahit Yıldırım'ın amcasının oğlu Yavuz Yıldırım'a sarılan Bakan Akdağ, “Allah sabır versin, başımız sağolsun” dedi.
Bakan Akdağ daha sonra Vali Vekili Gürkan Polat'ın makamında şehit babası Nurettin Yıldırım ile biraraya geldi. Devletin tüm kurumlarıyla terörle mücadalesini sürdürdüğünü belirten Bakan Akdağ, “Bu canilerle, bu gözü dönmüş vatan düşmanlarıyla mücadalemiz devam edecek. Şehrimizin 251'inci şehidini uğurluyacağız. Şehit olan tüm kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz, ailelerine sabırlar istiyoruz. Şehit olan kardeşlerimiz Allah katında çok yüksek bir mertebeye erişti. Bunu biliyoruz ve böyle durumlarda acımızı bir nebze olsun hafifleten de budur. Vatan toprağını, sınırlarımızı savunurken yüce bir mertebeye ulaştılar” diye konuştu. “Vatanımız, milletimiz sağolsun” diye söze giren ve İzmir'de yaşayan 63 yaşındaki şehit babası Nurettin Yıldırım, güçlükle kısa bir konuşma yaptı. Eşini yıllar önce kaybeden Nurettin Yıldırım, şehit oğlunun acısıyla şunları söyledi: “Ne yapalım, artık geri getirmemiz, diriltmemiz mümkün değil. Biraz ihmal mi var? Nasıl oluyorsa bu karakol, kaçıncı kez basıldı? Niye tedbir alınamıyor? Birşey diyemiyorum yani.” Şehit babası Nurettin Yıldırım'ın bu sözlerinin ardından üzgün olduğu görülen Bakan Akdağ sessiz kaldı. Vali Vekili Polat'ın makam odasına bir süre sessizlik hakim oldu. Ardından basın mensupları dışarı çıkarıldı ve törene kadar Bakan Akdağ ve şehit babası beraberindekiler odada kaldı.
Şehit olan 10 yıllık Jandarma Uzman Çavuş Cahit Yıldırım'ın eşi Nur Yıldırım ve çocukları Furkan (2), Nazlıcan (4) ve Senasu Yıldırım (8), Kırklareli'nde oturuyor. Uzman Çavuş Yıldırım, Hakkari'de geçici görevle bulunuyordu.
Cep telefonları ile arama yapıldığında ekranda beliren 'aktif aramalar' yazısının kontör kaybına sebep olduğu iddia edildi.
Zaman Gazetesi'nin haberine göre; Her arama sırasında ekranda beliren 'aktif aramalar' yazısı sebebiyle karşıdaki kullanıcıdan bir kontör düştüğü tespit edildi. Kamudan üst düzey bir yetkili duyum üzerine konuyla ilgili araştırma yaptığını, bilgi almak için başvurduğu cep telefonu şirketlerinin aktif arama sonrasında oluşan kontör kaybını doğruladığını söyledi. Şirketler aynı yetkiliye kontör kaybı yaşamaması için yapması gereken işlemleri de anlatmış. Cep telefonu kullanıcılarının ekranda beliren aktif arama yazısını iptal etmesi gerekiyor. Telefonda sırasıyla ##002# tuşlanarak arama yapılıyor ekranda 'Aktarma iptal edildi' yazısı beliriyor. Bu sayede gelen her aramada ekranda beliren aktif arama yazısı kaldırılıyor.
'Aktif aramalar' yazısı iptal edilmediği müddetçe, aranan kişiye ulaşamayanlardan bir kontör düşülüyor. Eğer aranan kişinin telefonu da telesekreter ayarlı ise dinlenen bir saniyelik 'aradığınız kişiye ulaşılamıyor' mesajı için de kullanıcıların ayrıca bir normal arama karşılığı ücretlendirildiği belirtiliyor. Kullanıcı, eğer iki dakika sonra yine ulaşamazsa 1,5 kontör kaybı daha oluyor. Telesekreterin ücretsiz zannedilmesi tüketicileri mağdur ediyor. Telefon şebeke istasyonu yetkilileriyse bilgi almak isteyen kullanıcılara; ##002#'yi arayarak telesekreterin kaldırılabileceğini anlatmakla yetiniyor. Aboneler "Kullandığımız telefonların bütün özelliklerini bilmiyoruz. Bizden habersiz neden bu tür uygulamalar yapılıyor." şikayetinde bulunuyor.
Türk Hava Yolları’nın çağrı merkezini arayanlar müşiterileri ile görevliler arasında zaman zaman yaşanan diyaloglar fıkralara taş çıkartıyor. İşte ‘güldüren’ konuşmalardan bazıları
Rezervasyon yaptırmak veya uçuşlar hakkında bilgi almak için değişik zamanlarda Türk Hava Yolları (THY) çağrı merkezini arayan vatandaşlar ile telefonun diğer ucundaki görevliler arasında ilginç diyaloglar yaşanıyor.
THY’den alınan bilgiye göre vatandaşların, çağrı merkezindeki görevlilerle aralarında geçen ilginç konuşmalardan bazıları şöyle:
THY: İyi günler, danışma. Yolcu: İyi günler, bugün nereden bilet alabiliriz? THY: Sadece Taksim ve havalimanı açık bugün. Yolcu: Anladım. Taksim’deki havalimanının telefonunu alabilir miyim?
* * *
Yolcu: İstanbul’a son uçak kaçta? THY: Nereden? Yolcu: Buradan. THY: Nereden arıyorsunuz? Yolcu: Şehir içinden. THY: Nereden? Yolcu: Erzurum’dan.
* * *
Yolcu: İyi akşamlar hanımefendi. Trabzon-İstanbul arası ne kadar sürüyor acaba? THY: Bir saniye efendim. Yolcu: Tamam teşekkürler, iyi akşamlar.
* * *
THY: Ne kadar kalacaksınız Almanya’da? Yolcu: Neden soruyorsunuz? THY: Ona göre bilet keseceğim, onun için. Yolcu: Ee olsun. Ben uçakta kalmayacağım ki otelde kalacağım.
* * *
Yolcu: Çocuğumla ben uçacağım, oğluma çocuk fiyatı istiyorum, ne kadardı? THY: Çocuğunuzun 12 yaşını aşmaması gerekiyor, kaç yaşındaydı? Yolcu: 32 yaşında.
* * *
THY: Çocuğun adını alabilir miyim? Yolcu: Mustafa İbrahim S... İ... Hayvan babası böyle bir isim vermiş. Sanki Arap şeyhi ufacık çocuk... Dayısıyım, çok üzülüyorum da çocuğa. Affedersin yani hanımefendi.
* * *
THY: Hangi numarada oturuyorsunuz beyefendi? Yolcu: Sanayi Mahallesi 14 numara.
* * *
Yolcu: İyi günler hanımefendi, bir sorum olacaktı. THY: Tabii buyurun. Yolcu: THY ticketing bölümünde çalışanların maaşı ne kadar?
* * *
Yolcu: İyi günler, ben Almanya’ya gidecektim. THY: Olur hanımefendi, nereye peki? Yolcu: Havaalanına.
* * *
THY: Uçak akşam 5’te efendim. Yolcu: Doksan beşte mi, çok geç yahu
* * *
Telefona İngilizce hat geldiğini ekrandan gören personel: THY: Reservation, may I help you? Yolcu: A ben yanlış basmıştım. Şimdi İngilizce bastım diye İngilizce mi konuşmam gerekecek?
* * *
Yolcu: Diyarbakır kaç para? THY: 58 milyon 500 bin, indirim belgeniz varsa 32 milyon. Yolcu: İndirim belgesi kaç para?
ZORBA Taverna’da yıldızı parladıktan sonra ‘Kime ne’ adlı albüm ile müzik adım atan genç solist Göknur, yeni albümü için Yunanistan’ın ünlü bestecisi Kiriyakos Papadopulos’dan 50 bin euro’ya şarkı satın aldı. Papadopulos, Ferhat Göçer’in ‘Biri Bana Gelsin’, Gülben Ergen’in ‘Bay Doğru’, Murat Başaran’ın ‘Canın Sağolsun’ ve Aslı Zen’in ‘Şerefe’adlı şarkılarının bestesini yapmıştı.
Helin Avşar önceki akşam Yeniköy’deki bir restoranda basketbol milli takım doktoru Adnan Bağrıaçık’la objektiflere yakalandı. Görüntülendiklerini anlayan ikili, mekandan ayrı ayrı çıkmaya çalıştı.
Kapıda yakalanan Avşar “Burası özel mülk, çekim yapmanız yasak. Rahatsız olan insanlar var. Ayrıca evim 200 metre ileride. Arkadaşımla bir kahve bile içemeyecek miyim?” diyerek basın mensuplarını tersledi. Akşam'ın haberine göre Avşar’ın gazetecilerle konuşmasını fırsat bilen Bağrıaçık da apar topar otomobiline binerek uzaklaştı. Avşar, daha önce artık gece hayatında görünmeyeceğini açıklamış, bu sözünde de durmuştu.
İspanya'nın kuzeydoğusundaki Bask bölgesindeki San Sebastian kentinde düzenlenen 56. uluslararası film festivalinde "Altın İstiridye" ödülünü Türk yönetmen Yeşim Ustaoğlu'nun "Pandora'nın kutusu" adlı filmi kazandı.
56. San Sebastian Film Festivali'nde Amerikalı sinema yönetmeni Jonathan Demme'nin başkanlığını yaptığı jüri, resmi yarışma bölümündeki sonuçları açıkladı. En büyük ödül olan "Altın İstiridye", "Pandora'nın kutusu"na verilirken, filmin başrol oyuncularından Fransız aktrist Tsilla Chelton, Melissa Leo (Frozen River) ile en iyi kadın oyuncu ödülünü paylaştı.
Ustaoğlu'nun 4. uzun metrajlı filmi olan, Türkiye, Fransa, Almanya ve Belçika ortak yapımı "Pandora'nın Kutusu", kayıp olduğunu öğrendikleri annelerini aramaya başlayan 3 kardeşin geçmişteki problemlerinin yeniden belirmesi ve Pandora'nın kutusu gibi sırların ortaya çıkmasıyla yaşanan dramı anlatıyor.
Bu arada San Sebastian'da en iyi yönetmen ödülünü "Genova" adlı filmiyle İngiliz Michael Winterbottom, jüri özel ödülünü İran-Fransa ortak yapımı olan, yönetmenliğini Samira Makhmalbaf'ın yaptığı "Two Legged Horse", en iyi erkek oyuncu ödülünü de İspanyol filmi "El nido vacio"daki rolüyle Oscar Martinez aldı.
ÖDÜLÜ FETHİ NACİ'YE ADADI
İspanya'nın en prestijli uluslararası film festivali olan ve bu yıl 56.sı düzenlenen San Sebastian'daki en büyük ödül olan ''Altın İstiridye''yi kazanan Türk yönetmen Yeşim Ustaoğlu, ''Ödülü Fethi Naci ve aileme adıyorum'' dedi.
Ödül töreni öncesinde AA muhabirine bir açıklama yapan Yeşim Ustaoğlu, 22 Eylül'de filmin tanıtımının yapılmasından sonra İstanbul'a döndüğünü ve dün akşam festivalden ''bir ödül aldınız'' biçiminde gelen telefondan sonra bugün San Sebastian'a geri geldiğini söyledi.
''Ne ödülü olduğunu bana burada söylediler. Elbetteki çok sevindim'' diyen Türk yönetmen, ödülü, filmin konularından biri olan alzheimer hastası olan, temmuz ayında ölen, ''çok iyi arkadaşım'' dediği eleştirmen ve yazar Fethi Naci ile kendi ailesine adamak istediğini bildirdi.
Bu zamana kadar film hakkında olumlu eleştiriler aldığını ve San Sebastian'da izleyenlerin de sevdiğini duyduğunu dile getiren Ustaoğlu, ''Altın İstiridye, filme yeni maceraların önünü açacaktır' diye konuştu.
Ustaoğlu, filmin bu başarısının ''çok zor bir hastalık'' diye vurguladığı alzheimer hastalığına, insanların ilgisini artırmasını umut ettiğini kaydetti.
Bir e-posta hesabına sahip olan herkes "phishing" kavramıyla mutlaka tanışmıştır. Gelen kutunuzda "Dear PayPal Member," diye başlayan bir posta görmüş ve "Benim PayPal hesabım yok ki! Belki de bir yanlışlık oldu..." diye düşünmüş olabilirsiniz. Aslında bu tür durumlarda yanlışlık yerine daha çok kanunsuzluk var. Olur olmaz bir yerde, birden karşınıza dikilen herhangi bir adam "Merhaba! Ben bankayım! Şimdi lütfen bana internet şubesine girmek için kullandığınız şifreyi söyleyin!" deseydi, deli olduğunu düşünür, oradan olabildiğince çabuk uzaklaşmaya çalışırdınız herhalde. Ama aynı olay internet ortamında gerçekleştiği zaman sonuç böyle olmayabiliyor... İnternet bizim dünyaya ulaşmamızı sağlarken dolandırıcıların da bize kolayca ulaşmasını mümkün kılıyor. Phishing olarak adlandırılan dolandırıcılık yönteminin en popüler hali, e-posta yoluyla yapılanı. Phishing postaları, genellikle kullanıcılardan hesap bilgilerini kontrol etmelerini ya da sahte bir güncelleme bahanesiyle tekrar girmelerini istiyor. Kullanıcının bilgilerini girmesi için yönlendirildiği adresse bir banka ya da açık artırma sitesinin gerçeğe oldukça yakın bir taklidinden ibaret. Bu sahte siteye adım atarak kişisel bilgilerini giren kullanıcılar, tuzağa düşmüş oluyor¬lar. Tanımadıkları insanların internet bankacılığı bilgilerini edinen kötü niyetli kişilerin yapacaklarını hayal etmekse hiç de zor değil. Dakikalar içinde yapılan havaleler, online alışverişler, boşalan banka hesapları...
Phishing sosyal bir yöntem
Phishing, dolandırıcıların büyük kitlelere kolayca ulaşabilmelerini sağlayan "pasif" bir dolandırıcılık metodu. Bu isim, İngilizcede balık avlamak anlamındaki 'fishing' sözcüğünden geliyor. Dolandırıcı tek seferde hazırladığı bir sahte e-postayı oltanın ucundaki yem gibi, milyonlarca kullanıcıya ulaştırabiliyor. Sonrasında yapması gereken oturup ağına düşecek olan internet kullanıcılarını beklemek. Oltaya takılan kullanıcı, dolandırıcının önceden hazırladığı ve e-postada bulunan bir linkle insanları yönlendirdiği sahte siteye girerek bilgilerini buradaki form alanlarına yazıyor. E-postanın ulaştığı kitle, yani potansiyel kurban sayısı arttıkça başarılı olma ihtimali de yükseliyor. E-postanın sık kullanılan bir reklam aracına dönüşmüş olması, dolandırıcıların Phishing e-postalarını gönderecekleri kullanıcı adreslerini bulmalarını da kolaylaştırmış durumda. Google'ın siteleri indekslemekte kullandığı örümceklerine benzer bir mantıkla çalışan, web'de dolaşarak sayfalardaki e-posta adreslerini toplayan küçük programlar var. Dahası, dolandırıcıların e-postaları tek tek toplamak yerine birilerinden toplu halde satın alma ya da başka bilgilerle takas etme şansları da var. Önemsiz e-posta klasörünüzü dikkatlice incelerseniz, belki de "Türkiye'den 60.000 internet kullanıcısının e-posta adresi yalnızca 45 YTL!" gibi bir e-postaya rastlayabilirsiniz.Bankanızdan mektup var! Phishing dolandırıcıları öncelikle kurbanlarının güvenini kazanmak zorundalar. Bu yüzden hazırladıkları e-postalar gerçek kurumlardan gelenlere oldukça benziyor. Banka logosu, resmi ve başarılı bir yazım dili ve hatta bankanın sıkça sorulan sorular bölü- bu sayfada eBay ile hiçbir ilgisi olmamasına rağmen Microsoft Passport Network kullanıcıları için bir link bulunuyor ve hazırlamış olduğu sahte sayfaya gidiyor. Phishing saldırılarına hedef olan kurumlar, kullanıcı bilgilerini hiçbir zaman e-posta yoluyla istemeyeceklerini üzerine basarak duyursalar da nafile. Sahte e-postalar o kadar çok kullanıcıya ulaşıyor ki, içlerinden bir kısmı mutlaka tuzağa düşüyor. Genellikle bir bankada mevduat hesabınız bulunuyorsa, internet şubesinde işlem yapmaya başlayabilmek için hesabınızın bulunduğu şubeye giderek bizzat imza atmanız gerekiyor, internet şubesine girişte kullanılacak bilgilerin değiştirilmesi gerektiğinde banka sizi telefonla arayarak onay alıyor ya da tekrar şubeye davet ediliyorsunuz. Bazı bankaların internet şubelerinde adres, telefon numarası gibi bilgiler yeniden girilebilse bile banka hiçbir zaman size güncelleme yapmanız için bir e-posta göndermiyor.
Dikkat etmeniz gerekenler
Sizden kişisel bilgilerinizi isteyen e-postalara cevap vermeyin ve içerdikleri linklere tıklamayın. Gerçek kurumlar e-posta yoluyla kişisel bilgilerinizi vermenizi hiçbir zaman istemezler. Eğer hesabınızın durumu hakkında herhangi bir kuşkuya sahipseniz, ilgili kurumu telefonla aramayı veya yüz yüze görüşmeyi tercih edin. Hesabınıza girerek bilgi almak istiyorsanız yeni bir tarayıcı penceresi açarak emin olduğunuz internet adresini elle girin. Asla size gönderilen e-postadaki bir linki kopyalayarak tarayıcınızın adres çubuğuna yapıştırmayın. Bu tür e-postalardaki linkler doğru yere gidiyor gibi görünseler de sizi tuzağa yönlendirebilirler. Güncel durumda olduğundan emin olduğunuz bir antivirus programı ve Güvenlik Duvarı kullanın. Bazı phishing e-postaları bilgisayarınıza zarar verebilecek ya da internet üzerinde gerçekleştirdiğiniz işlemleri kaydederek kötü niyetli şahıslara iletebilecek zararlı kodlar da içerebilir. İyi bir antivirus programı ile istenmeyen yazılımların bilgisayarınıza girmesini engelleyebilir, güçlü bir güvenlik duvarı (firewall) ile bilgisayarınızın sizin isteğiniz dışında internetteki kaynaklarla bağlantı kurmasını engelleyebilirsiniz.
Kişisel bilgilerinizi e-posta yoluyla herhangi bir yere göndermeyin. E-posta, kişisel bilgilerin iletilmesi konusunda yeterince güvenli bir yol değildir. Herhangi bir kuruma kredi kartı bilgileri gibi önemli verileri iletmeniz gerektiğinde, bağlantının güvenilir olduğundan emin olmalısınız. Tarayıcınızın durum çubuğunda göreceğiniz asma kilit simgesi ya da bulunduğunuz sayfanın URL'inin 'https://' ifadesi ile başlıyor olması güvenli bir alanda olduğunuzu ifade ediyor olsa da, ne yazık ki dolandırıcılar artık bu simgeleri değişik yollarla taklit edebiliyorlar. Kredi kartı ekstrelerinizi dikkatli inceleyin. Elinize ulaşan harcama dökümlerini en kısa zamanda incelemeli ve şüpheli görü¬nen harcamaların üzerinde durmalısınız. Ekstrenin adresinize zamanında ulaşmadığı durumlarda bankanızı arayarak adresinizi doğrulamalı ve hesap durumunuzu kontrol etmelisiniz.
E-postalarla gelen eklentilere dikkat edin.
Güvendiğiniz bir adresten geliyor olsalar da, e-postaların eklentilerini açmak konusunda şüpheci davranmalısınız. E-postalarla birlikte gelen dosyaların içine saklanmış olan zararlı kodlar kişisel bilgilerinizin çalınmasına ya da başka güvenlik problemlerine yol açabilir. Phishing'den şüphelendiğinizde bankanıza haber verin. Adresinize gelen herhangi bir e-postadan şüphelendiğinizde zaman kaybetmeden durumu ilgili kuruma (banka, açık artırma sitesi vs.) bildirin ve şüpheli e-postayı kuruma iletin. Kurumların web sitelerinde bu tür durumlarda başvurabileceğiniz e-posta adreslerini bulabilirsiniz.
Tarayıcıların anti-phishing özellikleri
Phishing saldırılarının önlenmesi konusunda Internet Explorer, Firefox ve Safari gibi internet tarayıcılara büyük iş düşüyor. Tarayıcıları hazırlayanlar, programlarını bir adım öteye götürürken yeni kullanım özelliklerinin yanında güvenlik kavramını da ön planda tutmak zorundalar. Anti-phishing özellikleri günümüzün popüler tarayıcılarının yeni sürümleri olan Internet Explorer 7, Firefox 2 ve Opera 9'la birlikte standart olarak kullanıcıya sunulmuştu. Phishing'e karşı cephe almak üzere geçtiğimiz zaman zaman bir araya gelen 3 tarayıcı yapımcıları, tüm tarayıcılarda bulunacak bir güvenlik özellikleri konusunda ortak kararlar alıyorlar. Örneğin tarayıcılar güvenli bağlantı gerektiren bankalar, e-posta sağlayıcıları gibi sitelere girildiğinde bağlantının güvenilirliğini denetleyerek adres satırında renkli bir uyarı oluşturuyor. Güvenlik seviyesine göre değişen renkler, bütün tarayıcılarda standart olarak bulunan bir güvenlik önlemi haline gelmiş durumda.
Tuzağa düştüyseniz
Bir phishing saldırısıyla karşı karşıya gelerek kişisel bilgilerinizi yabancılara kaptırdığınızdan şüpheleniyorsanız, yapmanız gereken ilk iş vakit kaybetmeden hesap bilgilerinin ait olduğu banka ya da kurumu aramak. Yeterince çabuk davranabilmeniz çalınan bilgileriniz kullanmamadan önce hesaplarınızı dondura-bilir, kredi kartınızı bloke ettirebilirsiniz. Saldırganların sizden çabuk davranarak hesaplarınıza zarar verdiği durumlarda ise yapılacak şey yine bankayı aradıktan sonra Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunmak.
Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye’ye gelen Çinli turistin artması ve Çin ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 15 milyar doları bulması nedeniyle, İstanbul, Ankara, Aydın. Nevşehir ve İzmir’de Çince eğitimi vermeye başladı. Çince dersleri 2008-2009 eğitim döneminde 7 okulda verilirken, bu sayı gelecek yıl itibariyle artırılacak.
Milli Eğitim Bakanlığı Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğü, Türkiye’ye gelen Çinli turist sayısının son yıllarda artış sağlaması, Çin ile olan ticaret hacminin 15 milyar doları bulması ve Çin’in Türkiye’de Çin Sanayi Bölgesi oluşturmaya karar vermesi sonrasında Çince derslerini müfredata alma kararı aldı. Milli Eğitim Bakanlığı, İzmir, Ankara ve İstanbul’un Çin firmalarının yatırım yapabileceği en uygun kentler olarak ilan edilmesi nedeniyle Çince derslerini pilot olarak 7 okulda uygulamaya koydu.
Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürü Saadettin Sabaz, Türkiye’de turizm ve ticaret sektöründeki gelişmeler nedeniyle turizm meslek liselerinde verilen İngilizce, Almanca, Japonca ve Rusça’nın yanı sıra Çince derslerinin verilmesi kararı verdiklerini bildirdi. Bakanlık, Çince derslerinin verileceği pilot olarak 7 okul seçerken, bu okul sayısının gelecek yıllar itibariyle artırılması amaçlanıyor.
Çince derslerinin verileceği 7 okul ise şöyle:
“-Adana Nezihe Yalvaç Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi -Ankara Yenimahalle Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi -İstanbul Beşiktaş Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi -İstanbul Beşiktaş M.Ali Büyükanlı Anadolu Ticaret Meslek Lisesi -İzmir Karşıyaka M.Ali Lahur Anadolu Ticaret Meslek Lisesi -Nevşehir Anadolu Ticaret Meslek Lisesi.