GÜNCEL
HABERLER
BURADA



GÜNCEL
HABERLER
BURADA

Linkler

  • Rehberturk.info
  • Müzik klipleri
  • Türk Portal
  • Bikini Foto
  • Bilgiturk
  • Magazin Rüzgarları
  • Blog-türk
  • Msn Türk adress
  • Müzik seyret dinle
  • Türk futbolu
  • Türk Arama motoru
  • Sağıroda FOTO
  • Adres Bankası
  • Para Kredi
  • Klip Türk
  • Gizli kamera
  • KeyifliBlog
  • Video


    Dişi Ajdar
    Yılların Sevtap Parman'ından Ajdar'ı kıskandıracak "Que sera sera" yorumu. "when i was just a little girl i asked my mother, what will i be? will i be pretty, will i be rich here's what she said to me. que sera, sera, whatever will be, will be the future's not ours, to see que sera, sera what will be, will be."



    New John West
    Fisherman and Bear Fight


    Arabesk filminden
    komikbir sahne


    Gösterelim anam!

    5/10/2008

    İphone'ninTürkçesi yok, havası çok!

    Apple’ın müzikçalar (iPod), cep telefonu ve internet özelliklerini bir arada sunduğu iPhone 3G adlı cihazı (“ayfon” diye okunuyor) Türkiye’de piyasaya çıktı.
    Vodafone ve Turkcell’in satışını yaptığı iPhone’un iki farklı modeli var. Bunlar 8GB’lık hafızaya sahip olan siyah renkli iPhone ile 16 GB’lık beyaz renkli ürün. İki model arasında renk ve hafıza kapasitesi dışında farklılık yok.
    Türkiye’de piyasaya çıkan cihazlar 12.3 milimerte inceliğinde, 136 gram ağırlığında olan iPhone 3G modelleri. Yeni modeller her an her yerde hızlı internet bağlantısı için 3G (üçüncü nesil)  destekli olmasına karşın Türkiye’de bu şebeke bulunmadığından 3G özelliğini kullanmak mümkün olmuyor.


    İngilizce öğretiyor!
    Yaklaşık bir haftadan bu yana Vodafone’un Türkiye’de satışa çıkardığı iPhone 8GB modelini test ediyorum. İşte haftalık Apple iPhone 3G izlenimleri...
    Türkiye’den satın alınan iPhone, kutusu açılarak, hat takıldıktan sonra direkt olarak çalışmıyor. Operatör tarafından gün içinde aktif hale getirilmesini beklemek gerekiyor. Cihaz bu işlemin ardından kullanılıyor.
    iPhone’u kullanmaya başladığınızda Türkçe destekli olmadığını göreceksiniz. Telefon açıldığında ‘İngilizce’ menü ile birlikte geliyor.
    ‘Slide to unlock’ (kaydırarak kilidi aç), ‘phone’ (telefon), ‘text’ (SMS), ‘settings’ (ayarlar), ‘app store’ (uygulama mağazası) gibi menü başlıkları tüketicilerin en çok kullanacağı bölümler arasında yer alıyor. 

    Kredi kartı şart
    Bunun yanı sıra iPhone’un başta ABD olmak üzere satıldığı ülkelerde yoğun ilgi görmesinin en önemli sebebi olan ‘uygulama mağazası’na giriş için Apple’ın online müzik mağazası iTunes üyesi olmanız gerekiyor.
    iTunes programını bilgisayara yükledikten sonra üyelik işlemini yapabiliyorsunuz.
    Üyelik için kredi kartı bilgilerinizi sisteme girmeniz gerekiyor. Ardından da yüzlerce iPhone uygulamasına ulaşabiliyorsunuz. 1 dolardan 500 dolara kadar birçok programı bu sayede yüklemeniz mümkün oluyor.
    Elbette ‘ücretsiz’ onlarca uygulamayı da cihaza yükleyebilirsiniz. Yükleme işlemini bilgisayar veya direkt olarak iPhone üzerinden yapabilirsiniz. Bunun için Wi-Fi bağlantısı kullanmanız gerekiyor.
    Cihazdaki iTunes uygulamasını kullanarak albüm-şarkı satın almanız ise Türkiye’den aldığınız kredi kartıyla mümkün olmuyor. Bunun sebebi ise telif hakları olarak açıklanıyor.

     TK’ya mesaj: iPhone’da Youtube var, kapat!
    iPhone’un içeresinde hazır olarak gelen programlar arasında Youtube da yer alıyor. Wi-Fi sayesinde Youtube’a bağlanarak buradaki videoları izlemeniz mümkün. Böylece Türkiye’de Telekomünikasyon Kurumu (TK) tarafından erişimi yasaklanan Youtube’a, iPhone üzerinden hiçbir engel olmadan erişebilirsiniz.
    Youtube, iPhone için özel bir sürüm geliştirmiş durumda. İnternette videoları flash formatında oynatan Youtube, iPhone için farklı bir formatta gösterim yapıyor.
    Bunun için Youtube, arşivinden 50 bini aşkın videoyu iPhone sistemine aktarmış durumda. Öte yandan sistemdeki video sayısı günden güne artırılıyor.

    5/10/2008

    Cep'te aktif aramalar tuzağı

    Cep telefonları ile arama yapıldığında ekranda beliren 'aktif aramalar' yazısının kontör kaybına sebep olduğu iddia edildi.

    Zaman Gazetesi'nin haberine göre; Her arama sırasında ekranda beliren 'aktif aramalar' yazısı sebebiyle karşıdaki kullanıcıdan bir kontör düştüğü tespit edildi. Kamudan üst düzey bir yetkili duyum üzerine konuyla ilgili araştırma yaptığını, bilgi almak için başvurduğu cep telefonu şirketlerinin aktif arama sonrasında oluşan kontör kaybını doğruladığını söyledi. Şirketler aynı yetkiliye kontör kaybı yaşamaması için yapması gereken işlemleri de anlatmış. Cep telefonu kullanıcılarının ekranda beliren aktif arama yazısını iptal etmesi gerekiyor. Telefonda sırasıyla ##002# tuşlanarak arama yapılıyor ekranda 'Aktarma iptal edildi' yazısı beliriyor. Bu sayede gelen her aramada ekranda beliren aktif arama yazısı kaldırılıyor.

    'Aktif aramalar' yazısı iptal edilmediği müddetçe, aranan kişiye ulaşamayanlardan bir kontör düşülüyor. Eğer aranan kişinin telefonu da telesekreter ayarlı ise dinlenen bir saniyelik 'aradığınız kişiye ulaşılamıyor' mesajı için de kullanıcıların ayrıca bir normal arama karşılığı ücretlendirildiği belirtiliyor. Kullanıcı, eğer iki dakika sonra yine ulaşamazsa 1,5 kontör kaybı daha oluyor. Telesekreterin ücretsiz zannedilmesi tüketicileri mağdur ediyor. Telefon şebeke istasyonu yetkilileriyse bilgi almak isteyen kullanıcılara; ##002#'yi arayarak telesekreterin kaldırılabileceğini anlatmakla yetiniyor. Aboneler "Kullandığımız telefonların bütün özelliklerini bilmiyoruz. Bizden habersiz neden bu tür uygulamalar yapılıyor." şikayetinde bulunuyor.

    5/10/2008

    DİKKAT ! Banka hesabınızı kaptırmayın

    Bir e-posta hesabına sahip olan herkes "phishing" kavramıyla mutlaka tanışmıştır. Gelen kutunuzda "Dear PayPal Member," diye başlayan bir posta görmüş ve "Benim PayPal hesabım yok ki! Belki de bir yanlışlık oldu..." diye düşünmüş olabilirsiniz. Aslında bu tür durumlarda yanlışlık yerine daha çok kanunsuzluk var. Olur olmaz bir yerde, birden karşınıza dikilen herhangi bir adam "Merhaba! Ben bankayım! Şimdi lütfen bana internet şubesine girmek için kullandığınız şifreyi söyleyin!" deseydi, deli olduğunu düşünür, oradan olabildiğince çabuk uzaklaşmaya çalışırdınız herhalde. Ama aynı olay internet ortamında gerçekleştiği zaman sonuç böyle olmayabiliyor... İnternet bizim dünyaya ulaşmamızı sağlarken dolandırıcıların da bize kolayca ulaşmasını mümkün kılıyor. Phishing olarak adlandırılan dolandırıcılık yönteminin en popüler hali, e-posta yoluyla yapılanı. Phishing postaları, genellikle kullanıcılardan hesap bilgilerini kontrol etmelerini ya da sahte bir güncelleme bahanesiyle tekrar girmelerini istiyor. Kullanıcının bilgilerini girmesi için yönlendirildiği adresse bir banka ya da açık artırma sitesinin gerçeğe oldukça yakın bir taklidinden ibaret. Bu sahte siteye adım atarak kişisel bilgilerini giren kullanıcılar, tuzağa düşmüş oluyor¬lar. Tanımadıkları insanların internet bankacılığı bilgilerini edinen kötü niyetli kişilerin yapacaklarını hayal etmekse hiç de zor değil. Dakikalar içinde yapılan havaleler, online alışverişler, boşalan banka hesapları...

    Phishing sosyal bir yöntem

    Phishing, dolandırıcıların büyük kitlelere kolayca ulaşabilmelerini sağlayan "pasif" bir dolandırıcılık metodu. Bu isim, İngilizcede balık avlamak anlamındaki 'fishing' sözcüğünden geliyor. Dolandırıcı tek seferde hazırladığı bir sahte e-postayı oltanın ucundaki yem gibi, milyonlarca kullanıcıya ulaştırabiliyor. Sonrasında yapması gereken oturup ağına düşecek olan internet kullanıcılarını beklemek. Oltaya takılan kullanıcı, dolandırıcının önceden hazırladığı ve e-postada bulunan bir linkle insanları yönlendirdiği sahte siteye girerek bilgilerini buradaki form alanlarına yazıyor. E-postanın ulaştığı kitle, yani potansiyel kurban sayısı arttıkça başarılı olma ihtimali de yükseliyor. E-postanın sık kullanılan bir reklam aracına dönüşmüş olması, dolandırıcıların Phishing e-postalarını gönderecekleri kullanıcı adreslerini bulmalarını da kolaylaştırmış durumda. Google'ın siteleri indekslemekte kullandığı örümceklerine benzer bir mantıkla çalışan, web'de dolaşarak sayfalardaki e-posta adreslerini toplayan küçük programlar var. Dahası, dolandırıcıların e-postaları tek tek toplamak yerine birilerinden toplu halde satın alma ya da başka bilgilerle takas etme şansları da var. Önemsiz e-posta klasörünüzü dikkatlice incelerseniz, belki de "Türkiye'den 60.000 internet kullanıcısının e-posta adresi yalnızca 45 YTL!" gibi bir e-postaya rastlayabilirsiniz.Bankanızdan mektup var! Phishing dolandırıcıları öncelikle kurbanlarının güvenini kazanmak zorundalar. Bu yüzden hazırladıkları e-postalar gerçek kurumlardan gelenlere oldukça benziyor. Banka logosu, resmi ve başarılı bir yazım dili ve hatta bankanın sıkça sorulan sorular bölü- bu sayfada eBay ile hiçbir ilgisi olmamasına rağmen Microsoft Passport Network kullanıcıları için bir link bulunuyor ve  hazırlamış olduğu sahte sayfaya gidiyor. Phishing saldırılarına hedef olan kurumlar, kullanıcı bilgilerini hiçbir zaman e-posta yoluyla istemeyeceklerini üzerine basarak duyursalar da nafile. Sahte e-postalar o kadar çok kullanıcıya ulaşıyor ki, içlerinden bir kısmı mutlaka tuzağa düşüyor. Genellikle bir bankada mevduat hesabınız bulunuyorsa, internet şubesinde işlem yapmaya başlayabilmek için hesabınızın bulunduğu şubeye giderek bizzat imza atmanız gerekiyor, internet şubesine girişte kullanılacak bilgilerin değiştirilmesi gerektiğinde banka sizi telefonla arayarak onay alıyor ya da tekrar şubeye davet ediliyorsunuz. Bazı bankaların internet şubelerinde adres, telefon numarası gibi bilgiler yeniden girilebilse bile banka hiçbir zaman size güncelleme yapmanız için bir e-posta göndermiyor.

    Dikkat etmeniz gerekenler

    Sizden kişisel bilgilerinizi isteyen e-postalara cevap vermeyin ve içerdikleri linklere tıklamayın. Gerçek kurumlar e-posta yoluyla kişisel bilgilerinizi vermenizi hiçbir zaman istemezler. Eğer hesabınızın durumu hakkında herhangi bir kuşkuya sahipseniz, ilgili kurumu telefonla aramayı veya yüz yüze görüşmeyi tercih edin. Hesabınıza girerek bilgi almak istiyorsanız yeni bir tarayıcı penceresi açarak emin olduğunuz internet adresini elle girin. Asla size gönderilen e-postadaki bir linki kopyalayarak tarayıcınızın adres çubuğuna yapıştırmayın. Bu tür e-postalardaki linkler doğru yere gidiyor gibi görünseler de sizi tuzağa yönlendirebilirler. Güncel durumda olduğundan emin olduğunuz bir antivirus programı ve Güvenlik Duvarı kullanın. Bazı phishing e-postaları bilgisayarınıza zarar verebilecek ya da internet üzerinde gerçekleştirdiğiniz işlemleri kaydederek kötü niyetli şahıslara iletebilecek zararlı kodlar da içerebilir. İyi bir antivirus programı ile istenmeyen yazılımların bilgisayarınıza girmesini engelleyebilir, güçlü bir güvenlik duvarı (firewall) ile bilgisayarınızın sizin isteğiniz dışında internetteki kaynaklarla bağlantı kurmasını engelleyebilirsiniz.

    Kişisel bilgilerinizi e-posta yoluyla herhangi bir yere göndermeyin. E-posta, kişisel bilgilerin iletilmesi konusunda yeterince güvenli bir yol değildir. Herhangi bir kuruma kredi kartı bilgileri gibi önemli verileri iletmeniz gerektiğinde, bağlantının güvenilir olduğundan emin olmalısınız. Tarayıcınızın durum çubuğunda göreceğiniz asma kilit simgesi ya da bulunduğunuz sayfanın URL'inin 'https://' ifadesi ile başlıyor olması güvenli bir alanda olduğunuzu ifade ediyor olsa da, ne yazık ki dolandırıcılar artık bu simgeleri değişik yollarla taklit edebiliyorlar. Kredi kartı ekstrelerinizi dikkatli inceleyin. Elinize ulaşan harcama dökümlerini en kısa zamanda incelemeli ve şüpheli görü¬nen harcamaların üzerinde durmalısınız. Ekstrenin adresinize zamanında ulaşmadığı durumlarda bankanızı arayarak adresinizi doğrulamalı ve hesap durumunuzu kontrol etmelisiniz.

    E-postalarla gelen eklentilere dikkat edin.

    Güvendiğiniz bir adresten geliyor olsalar da, e-postaların eklentilerini açmak konusunda şüpheci davranmalısınız. E-postalarla birlikte gelen dosyaların içine saklanmış olan zararlı kodlar kişisel bilgilerinizin çalınmasına ya da başka güvenlik problemlerine yol açabilir. Phishing'den şüphelendiğinizde bankanıza haber verin. Adresinize gelen herhangi bir e-postadan şüphelendiğinizde zaman kaybetmeden durumu ilgili kuruma (banka, açık artırma sitesi vs.) bildirin ve şüpheli e-postayı kuruma iletin. Kurumların web sitelerinde bu tür durumlarda başvurabileceğiniz e-posta adreslerini bulabilirsiniz.

    Tarayıcıların anti-phishing özellikleri

    Phishing saldırılarının önlenmesi konusunda Internet Explorer, Firefox ve Safari gibi internet tarayıcılara büyük iş düşüyor. Tarayıcıları hazırlayanlar, programlarını bir adım öteye götürürken yeni kullanım özelliklerinin yanında güvenlik kavramını da ön planda tutmak zorundalar. Anti-phishing özellikleri günümüzün popüler tarayıcılarının yeni sürümleri olan Internet Explorer 7, Firefox 2 ve Opera 9'la birlikte standart olarak kullanıcıya sunulmuştu. Phishing'e karşı cephe almak üzere geçtiğimiz zaman zaman bir araya gelen 3 tarayıcı yapımcıları, tüm tarayıcılarda bulunacak bir güvenlik özellikleri konusunda ortak kararlar alıyorlar. Örneğin tarayıcılar güvenli bağlantı gerektiren bankalar, e-posta sağlayıcıları gibi sitelere girildiğinde bağlantının güvenilirliğini denetleyerek adres satırında renkli bir uyarı oluşturuyor. Güvenlik seviyesine göre değişen renkler, bütün tarayıcılarda standart olarak bulunan bir güvenlik önlemi haline gelmiş durumda.

    Tuzağa düştüyseniz

    Bir phishing saldırısıyla karşı karşıya gelerek kişisel bilgilerinizi yabancılara kaptırdığınızdan şüpheleniyorsanız, yapmanız gereken ilk iş vakit kaybetmeden hesap bilgilerinin ait olduğu banka ya da kurumu aramak. Yeterince çabuk davranabilmeniz çalınan bilgileriniz kullanmamadan önce hesaplarınızı dondura-bilir, kredi kartınızı bloke ettirebilirsiniz. Saldırganların sizden çabuk davranarak hesaplarınıza zarar verdiği durumlarda ise yapılacak şey yine bankayı aradıktan sonra Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunmak.

    Blogcu ile yapıldı