Dişi Ajdar
Yılların Sevtap Parman'ından Ajdar'ı kıskandıracak "Que sera sera" yorumu. "when i was just a little girl i asked my mother, what will i be? will i be pretty, will i be rich here's what she said to me. que sera, sera, whatever will be, will be the future's not ours, to see que sera, sera what will be, will be."
İlköğretim öğrencilerinin, okulda dersler tamamlandıktan sonra isteğe bağlı olarak yaptıkları 'etüt'ler kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanlığı, aldığı karara paralel, başarılı öğrencilerin aynı sınıfta, diğer öğrencilerin ise başka sınıfta toplanarak 'seviye sınıfları' oluşturulmasına da yasak getirdi.
İl milli eğitim müdürlüklerine Müsteşar Muammer Yaşar Özgül imzası ile 'dikkat edilecek hususlar' konulu bir yazı gönderen Milli Eğitim Bakanlığı, ilköğretim okullarında artık 'etüt faaliyeti' yapılmaması talimatı verdi.
İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nde yapılan son değişiklikle bakanlık, okullarda 'etüt faaliyetleriyle ilgili planlamaların bundan böyle yapılmamasını' istedi. Yeni uygulamadan yatılı ilköğretim bölge okulları ile İstanbul'da bakan onayı ile yıllardır 'etüt ve beslenme programı' uygulayan 17 okul istisna tutuldu. Özellikle büyükşehirlerde çalışan velilerin çocuklarını okuldan geç almak ve derslerini takviye ettirmek için etüt sistemi uygulanıyor, bunun için veliler okula belli ücretler ödüyordu. Etüdün kaldırılmasının sebebini ise 'mevcut kanunlara göre öğretmenlerin ek iş yapamayacağı gerekçesiyle Maliye Bakanlığı'nın karşı çıkması' oluşturdu. Okullarda hafta sonlarında yapılan kurslarda ise herhangi bir değişiklik yapılmadı.
Bakanlık, zaman zaman basına da yansıyan başarılı öğrencilerin bir sınıfa, az başarılıların ise başka sınıflara alınması uygulamasına tepki gösterdi. 'Sınav notu ve dönem başarı ortalaması gibi gerekçelerle seviye sınıfları oluşturulmasının uygun olmayacağını' bildiren bakanlık, böyle bir sınıflamanın çocuk haklarıyla da bağdaşan yanının olmadığını kaydetti. İlköğretimin 'çocukların fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişimlerinin şekillenmeye başladığı bir dönem' olduğunu belirten bakanlık, "Bu uygulama olumsuzluklar oluşturabilecek, güven ve iş başaramama duygusunun kendisinde yaşamın bir parçası haline geldiği düşüncesinin yer etmesine zemin hazırlayarak atılım, girişimcilik, araştırıcılık, sorgulayıcılık gibi programlarımızın temel felsefesini oluşturan bu yetilerin çöküntüye uğramasına zemin hazırlayabilecektir." dedi.
ÇOCUĞUN GERÇEK YAŞINI OKUL DÜZELTTİRECEK
Milli Eğitim Bakanlığı ayrıca, ilköğretim okullarında gerçek yaşı ile nüfus yaşı farklı olan öğrencilerin durumlarının düzeltilmesi için okul yöneticilerine girişimde bulunulması talimatı verdi. Buna göre okul yöneticileri, velilerinden nüfusa gerçek yaşından büyük veya küçük yazılmış olanların yaşlarının düzeltilmesini isteyecek. Veli üç ay içinde bu işleri yapmadığı veya girişimde bulunmadığı takdirde gereği yapılmak üzere durumu il ve ilçe milli eğitim müdürlüğüne bildirilecek. Milli eğitim müdürlükleri ise konuyu cumhuriyet savcılıklarına iletecek ve asliye hukuk mahkemelerinde 'düzeltme davaları' açılacak.
Üniversitelerin ara sınıflarında okuyan öğrenciler, 2 Temmuz-5
Ağustos 2007 tarihleri arasında yurt, burs ve kredi için başvuruda
bulunabilecekler.
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu
Genel Müdürlüğünden (YURTKUR) yapılan açıklamaya göre, kurum
yurtlarında barınmak, burs, öğrenim ve katkı kredisi almak isteyen
öğrencilerin başvuru koşulları belirlendi. Buna göre, halen bir
yükseköğretim kurumunun ara sınıfına devam eden ön lisans, lisans ve
yüksek lisans öğrencileri, 2 Temmuz-5 Ağustos 2007 tarihleri arasında
YURTKUR'un ''www.kyk.gov.tr'' adresli internet sitesinden yurt, burs ve kredi için başvuruda bulunabilecekler.
Yüksek
lisans, doktora, ön kayıt ve özel yetenek sınavı ile yükseköğretim
programlarına girecek öğrenciler de 24 Eylül-5 Ekim 2007 tarihleri
arasında internet
üzerinden başvuru yapabilecekler. 2007-ÖSS'ye girerek bir yükseköğretim
programına yerleşmeye hak kazanacak öğrencilerden yurt, burs, öğrenim
ve katkı kredisi için başvuruda bulunmak isteyenler de ilk aşamada
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM)belirlenen başvurular ile
ilgili formu kılavuzdaki açıklamalara göre doldurarak
''www.osym.gov.tr'' internet adresinden başvurularını yapacaklar.
Yurtlara
asıl listeden girmeye hak kazanan öğrencilerin kayıtları 3-14 Eylül
2007 tarihleri arasında yapılacak. Yedek listeden öğrenci alımına ise
17 Eylülden itibaren başlanacak. YURTKUR'a bağlı yurtlar, 10 Eylül'de
hizmete açılacak.
Devlet lisesi de öğrenci için reklam yapmaya başladı
İzmir'in Karşıyaka ilçesindeki Cihat Kora Anadolu Lisesi, eğitimdeki
iddiasını duyurmak için gazetelere ilan vererek, sunduğu özel okul
olanaklarının "bedava" olduğunu duyurdu.
Ege Bölgesi'ndeki tek resmi lise olan ve öğrenim süresini önümüzdeki
yıl biri hazırlık olmak üzere 5 yıla çıkarmaya hazırlanan Cihat Kora
Anadolu Lisesi'nin yönetimi, ilanlarında kaliteli eğitimlerinin yanı
sıra, kolej gibi olanaklara sahip olunduğunu vurguladı. "5 yıllık
eğitim için ücret alınmayacaktır" denilen ilanda, velilerin okul
ziyareti için randevu almaları istendi.
Hayırsever işadamı Cihat Kora tarafından yaptırılan, 2004-2005 öğretim
yılında "genel lise" statüsünde öğrenci alarak eğitim hayatına başlayan
okul, iki yıl önce Anadolu lisesine dönüştürüldü.
Okul Müdürü Süleyman Kurşun, "Cihat Kora her türlü fedakârlığı
gösteriyor. Biz de çabalarına, okulumuzu bir Galatasaray Lisesi gibi
yaparak karşılık vermek istiyoruz" dedi.
15 milyon ilköğretim ve ortaöğretim öğrencisi dün karne heyecanıyla tatil sevinci yaşadı. Uzmanlar 'Çocuğunuzun karnesi bir övünme veya utanma nedeni değildir' diyerek anne ve babaları uyardı İlköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 15 milyon öğrenci, dün 3 ay sürecek yaz tatiline girdi. Anne ve babaları uyaran uzmanlar, "Çocuğunuza karnesi nasıl olursa olsun onu sevdiğinizi ve ona değer verdiğinizi gerçekçi şekilde gösterin. Çocuğunuzun karnesini başkalarına karşı bir övünme ya da utanma nedeni olarak kullanmayın" dedi. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, eğitim-öğretim yılının sona ermesi nedeniyle yayımladığı mesajda, öğrencilere, "Bütün bir yılın yorgunluğunu tatillerde atmak en büyük hakkınızdır. Ancak unutmayınız ki, dinlenmek sadece boşa vakit geçirmek demek değildir. Zayıf olduğunuz konularda kendinizi takviye etmelisiniz. En önemlisi kitap okuma alışkanlığı edinmelisiniz" öğüdünde bulundu.
Bakan'ın uyarısı
Karnelerin, "çocukların nasıl insan olduğunu değil, onların okul derslerindeki durumlarının nasıl olduğunu ortaya koyan belgeler" olduğunu belirten Çelik, velileri de başarısızlığı problem yapmamaya başarıyı da abartmamaya çağırdı. 2007- 2008 eğitim ve öğretim yılı 17 Eylül'de başlayacak.
Van'da Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in katılacağı karne dağıtım töreni için sabahın erken saatlerinden itibaren Türkiye Eczacılar Birliği İlköğretim Okulu'nda hazırlıklar tamamlandı, yüzlerce öğrenci güneş altında saatlerce bekledi. Ancak partisinin Siirt mitingine katılan Çelik, Van'a gelmeyince tören kısa sürede tamamlandı.
Erzurum'da karnesinde zayıf notlar olduğu için evine gitmeye çekinen Cemal Gürsel İlköğretim Okulu öğrencisi S.Ü.'yü Çocuk Şubesi'nde görevli polisler evine götürdü. Polisler, kapıyı açan baba D.Ü.'ye, "Karnesindeki zayıf nedeniyle çocuğa lütfen kızmayın ve dövmeyin. Yoksa bu psikoloji ile akla gelmeyecek kötü şeyler yapabilir" uyarısında bulundu. Oğlunun başını okşayan baba, polislere teşekkür etti.
Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde, önceki gün serinlemek için girdiği çayda boğulan Hasan Burak Eraslan'ın Şehit Öğretmen Orhan Gök Anadolu Lisesi'ndeki arkadaşları, karne sevinci yerine hüzün yaşadı. Eraslan'ın sırası çiçeklerle donatıldı.
Adana Anafartalar Lisesi'nde karne dağıtımı sırasında kavga çıkaran öğrenciler, hastalanan kız kardeşinin karnesini almaya gelen 26 yaşındaki Yunus Sabuncu'yu bıçakla bacağından yaraladı. 6 zanlı gözaltına alındı.
Kars Atatürk İlköğretim Okulu'nun bahçesinde düzenlenen karne dağıtım törenine katılan Vali Mehmet Ufuk Erden ve İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın, mezun olan öğrencilerle birlikte kep fırlattı.
Şanlıurfa'da ailelerinden korkan bazı öğrenciler karnelerindeki kırık notları fotokopi yöntemiyle düzeltmeye çalıştı. Kameraları fark edince yüzlerini gizledi.
Öğrenci artık yıl içinde 2 kez yapılacak sorumluluk sınavı ile ortalamasını yükseltip sınıfını geçebilecek.
Lise öğrenimi içinde bir kez sınıf tekrarı hakkı olan öğrenci ise
bu hakkını lise 1 yerine istediği bir sınıfta değerlendirebilecek...
Öğrenci tüm bu iyileştirmelere rağmen yine de başarıyı yakalayamazsa
kendisini açıköğretim lisesinde bulacak.
Dİploma puanları artık doğrudan AOBP'leri alınarak ÖSS'yi
etkileyecek. Öğrencinin 0.1 puan aralığındaki emeği dahi ilk kez
sınavlarda artı puan olarak dönecek. Yönetmelikte daha önce yanlızca 9.
sınıf yani lise 1'de ders tekrarı olan öğrenciler artık bu haklarını
bir defaya mahsus olmak üzere 10 veya 11. sınıfta da kullanabilecek. 1
yıl sınıf tekrarı yaptığı halde başarılı olamayan öğrenci ise doğrudan
açık liseye kaydırılacak. Sınıf geçme notu klasik liseler, meslek
liseleri, ticaret liseleri gibi okullarda 2, anadolu liselerinde ve fen
liselerinde ise 3 olarak uygulanmaya devam edilecek.
Sorumluluk sınavı şansı
Yönetmeliğin sınava etkisinin dışında ikinci dönemin ilk haftasında
da sorumluluk sınavları yapılacak. Resmi Gazete'de yayınlanan
değişikliğe göre; Ders kesiminde yapılan sorumluluk sınavları ile yeni
ders yılının başlamasından bir hafta önce yapılan sorumluluk
sınavlarına ek olarak ikinci dönemin ilk haftasında da sorumluluk
sınavları yapılacak. Bu sınavlara öğrenciler sınava girme hakları
bitinceye kadar yani sonraki yıllarda da girebilecek. Sorumluluk
sınavlarından önceki eğitim yıllarında mezun olmayıp beklemeli durumda
olanlar ve sınav hakkı bulunan son sınıf öğrencileri yararlanacak.
Zayıfı olana sınav şansı
ÖSS'de Türkiye birincilerini çıkaran ve 923 anadolu lisesi arasında
birinci olan İstanbul Erkek Lisesi Müdür Başyardımcısı Atakan Alan yeni
yönetmeliği şu sözlerle değerlendirdi: ‘Bu eğitim yılında öğrenim gören
tüm öğrenciler, alt sınıftan sorumlu oldukları derslerden sınava
girebilecek. Öğrencinin birinci dönem puanı ve yıl sonu puanı
hesaplanacak. Aldığı tüm puanlar 4'e bölünüp diploma notu
oluşturulacak. Mezuniyet diploma notu da artık bu puan olacak.
İlköğretim başarı puanı OKS'yi etkileyecek
MİLLİ Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ilköğretim başarı puanının bu
yıldan itibaren Orta Öğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme
Sınavı (OKS) sonuçlarını etkileyeceğini açıkladı. Değerlendirme ve
ilköğretim başarı puanı ile ilgili açıklamalar OKS e-Başvuru
Kılavuzu'nda yayınlanacak. OKS başvuruları 26 mart-15 nisan tarihleri
arasında, DPY-B (5,6,7,9,10 ve 11'inci sınıflar) başvuruları 12-25 mart
tarihleri arasında yapılacak.
ADAYLAR OKS ile DPY-B (8'inci sınıf) ve Polis Koleji Aday Tespit
Sınavına başvurmak için tek ücret olarak 20 YTL, ilköğretim okullarının
5, 6, 7'inci sınıfları ile ortaöğretim okullarının 9, 10 , 11'inci
sınıflarından DPY-B'ye başvurmak için ise 10 YTL sınav ücretini
başvurudan en geç 1 gün önce kılavuzda belirtilen bankalara
yatırabilecek.
YÖNETMELiGiN SiFRELERi
Sınıf geçme sisteminde bir öğrencinin 2. dönem notlarının en az 2
olması gerekiyor. Eğer 1 geliyorsa o dersten kalmış oluyor. Bu herşey
bitti demek değil, sorumluluk sınavına girip ortalamanızı
yükseltebilirsiniz.
Alt sınıftan zayıfı olanların sorumluluk sınavları haziranda yapılıyordu. Şimdi eylülde yapılacak.
Sorumluluk sınavları yılda 2 kez haziran ve eylül ayında
yapılacaktı. 4 yıllık sisteme geçildiği için halen 3. sınıfta devam
eden veya TM'de okurken matematiğe geçen öğrencilerin mağdur olmaması
için geçici madde konuldu.
Bakanlık 10. 11 ve 12. sınıflardan sorumlu dersi bulunan
öğrencilerin mağdur olmaması için sorumluluk sınavlarının süresini de
açık tuttu. Yönetmelikte ‘Hakları sona erinceye kadar' ifadesi yer
alarak öğrencinin sınavlarda başarılı oluncaya kadar sınava girmesinin
önü açıldı.
Yönetmelik değişikliğinden önce sınıfta kalma yalnızca 9. sınıfta
uygulanıyordu. Şimdi 10 ve 11. sınıfta da kalma getirildi. Şimdi 9.
sınıf, 10. sınıf, 11. sınıflarda 2'den fazla dersi olanlar eğer
ortalama notları ile de geçemiyorlarsa ve ortalama yükseltme
sınavlarında da başarılı olamıyorlarsa sınıf tekrarı yapabilecek.
Sınıf tekrarı için yeni yönetmelikte de öğrenciye 1 kez hak
veriliyor. Çocuk örneğin 10. sınıfı 1 kez tekrarladığında ikinci kez
yine kalırsa bu kez tekrar şansı verilmiyor. Bu öğrenci doğrudan
açıköğretim lisesine yönlendirilerek, örgün öğretimin dışında
tutulacak.
Bir okulda yıl boyunca örneğin; matematik dersi öğretmeni yoksa,
öğrenciler yıl sonunda, yaz döneminde yetiştirme kursuna alınacak.
Orada aldıkları notlar sınıflarını geçmeleri için değerlendirilecek.
Bu notlar yıl sonu sınıf geçme ortalamasına ekleyecek. Ve mezuniyet
diploma puanınına yansıyacak. Yaz dönemi verilen eğitimin de ciddiyetle
takip edilmesi gerekiyor.
Kaynak: Star
600 dershane kepenk indirmek için Milli Eğitim'e başvurdu.
Dersanelerin sayısı son üç yılda bin 500'den 5 bine çıktı. Ancak ağırlaşan rekabet koşulları ve değişen ÖSS sistemi sektörü vurdu. 600 dersane kapanmak için başvururken, sayının artacağı belirtiliyor.
Sabit kalan öğrenci pastasına rağmen son üç yılda sayıları bin 500'den 4 bine çıkan dersanelerin 600'ünün kapanmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı'na müracaat ettiği belirtildi. Ortaöğretim Kurumları Sınavı (OKS) ve Öğrenci Seçme Sınavı'na (ÖSS) öğrenci hazırlayan dersanelerin sayılarının hızla artması, sektördeki yoğun rekabet, yüksek kiralar ve son olarak lise öğretim sistemindeki değişiklik kapanmalara neden olarak gösteriliyor.
Dersanecilik sektöründe yaşanan sıkıntının kurbanlarından biri de Türkiye'nin en eski özel dersanelerinden olan Murat Dersanesi oldu. İstanbul Başakşehir'deki şubesini bir süre önce Final Dersanesi'ne devreden Murat Dershanesi'nin kurucusu Feridun Farımaz, kira başta olmak üzere artan maliyetleri karşılayamayınca Bakırköy Şubesi'ni de tasfiye etti. Farımaz, mevcut 200 civarındaki öğrencisini de Yavuzlar Dersanesi'ne devretti. Bir başka kapanan dersane ise yine hem ÖSS hem de OKS'ye yönelik eğitim veren Kapasite Dersanesi oldu. Bu dershanedeki öğrenciler de İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün talimatıyla başka dersanelere dağıtıldı.
Sektörde kıran kırana rekabet yaşanıyor
Dersanelerin sayısının 3 yıl içinde bin 500'den 4 bine çıkması sektörde kıran kırana rekabeti de beraberinde getirdi. Eğitim sisteminde yapılan son değişiklikler ise zaten zor durumda olan dersanecilik sektörünü daha da zora soktu. Öğretim süresi 4 yıla çıkarılan liselerin gelecek yıl mezun vermeyecek olması ise kötü gidiş karşısında dersane sahiplerini daha da endişelendiriyor. Çünkü dersane öğrencilerinin dörtte birinden fazlasını oluşturan lise son sınıfların gelecek yıl olmaması sektör gelirlerinin de yüzde 30'dan fazla düşeceği anlamına geliyor. Sektör zaten son yıllarda artan rekabet karşısında büyük fiyat kırmalara sahne olurken, mevcut pastadan daha fazla pay kapmak isteyen dersaneler arasında, bir öğrencinin minimum 3 bin YTL olan maliyetine karşın, fiyatlarını 800 YTL'ye kadar düşürenler var. Sektör temsilcileri, özellikle ÖSS sistemindeki değişikliğin yarattığı olumsuz etkinin 2 yıl boyunca devam edeceğini öngörüyor.
5 yıl sonra 10'dan fazla dersane kalmaz
Sektördeki kötü gidişatın en büyük nedeninin dersane sayısının birden çok fazla artması olduğunu söyleyen Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) Başkanı Enver Yücel, "Türkiye'deki dersane sayısı 3 yıl içinde şubeler hariç bin küsurlardan 4 bine çıktı. Ama öğrenci sayısı aynı. Bu sene lise son sınıfta öğrenci olmayacağı için dersanelerin öğrenci sayısı daha da azalacak. Sektörde yüzde 25 öğrenci kaybı ve düşüş olacak. Sektördeki bu problem 2 yıl devam edecektir. Bunun için de dersaneci arkadaşları hep uyarıyoruz. Herkes hesabını kitabını ona göre yapmalı, yapısını buna göre kurmalı" diye konuştu. Şu anda Türkiye genelinde 600 dersanenin kapanmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı'na başvurduğuna işaret eden Yücel, "600'e yakın dersanenin Milli Eğitim Bakanlığı'na önümüzdeki yıl kapanacağı ile ilgili müracat ettiğini Bakanlık'tan öğrendik. Sektörde 5 yıl içinde 10'dan fazla dersane kalmaz. Dünyada da bu böyle olmuş. Türkiye'de de aynı süreç yaşanacaktır" diye konuştu.
15 bin YTL teminat gösteren dersane açıyor
Kapanan dersanelerin en büyük sıkıntısının kira maliyetleri olduğunu ifade eden Yavuzlar Dersanesi Kurucusu İrfan Yavuz ise "Kendi binası olmayan dersaneler özellikle merkezi yerlerde ayda 25-30 bin YTL kira veriyorlar. Bu, yılda 400 bin YTL eder. Bu da 200 öğrenciden kazanacağınız miktarı olduğu gibi binaya yatırmak demek" diye konuştu. Kapanan Murat ve Kapasite dersanelerinin öğrencilerini devralan Yavuz, bu iki kurumu zora sokan başlıca nedenin de kira maliyetleri olduğuna işaret etti. İki dersahanenin daha öğrencilerini devretmek ya da "Yavuzlar Dersanesi" tabelası altına girmek için kendilerine başvuruda bulunduğunu belirten Yavuz, eğitim kalitesini düşürmemek için bu talepleri geri çevirdiklerini söyledi. Sektörde sıkıntı
yaratan bir diğer konunun da öğretmenlere verilen saat ve ücret teminatı olduğunu vurgulayan Yavuz, "Saat başı ücret üzerinden anlaşılan öğretmenlere, örneğin 'bir yıl boyunca bin 500 saat derse gireceksin' teminatı veriliyor. Fakat, sene başında hedeflediğiniz kadar öğrenci kaydedemeyince, öğretmen o kadar derse girmese de ücretini ödüyorsunuz. Dersanelerin bu yüzden sabit maaş sistemine geçmesi gerekiyor" dedi. MEB tarafından dersanelerden istenilen teminatların da çok düşük olduğunu vurgulayan Yavuz, "10-15 bin YTL teminat gösteren dersane açabiliyor. Oysa en azından öğretmenlerin 2 yıllık ücretini ödeyebilecek kadar bir teminat istenmesi gerekiyor. Aksi halde dersaneler, 15 bin YTL'min başına gelir diyor, öğrenciler de ortada kalıyor" dedi.
800 YTL'ye 15 ay taksitle öğrenci alan var
Her yerde dersanelerin kapanmaya başladığına işaret eden Kavram Dersaneleri sahibi Bahattin Durmuş ise "Gelecek yıl lise sonlardan kaynaklanacak yüzde 30'luk kayıpla MEB'e yapılan kapanma başvuruları daha da artacaktır. Dersanecilik çok sıkıntılı bir sürece giriyor. Sıkıntı 2008-2009'da da devam edecek" dedi. Sektördeki kötü gidiş karşısında dersanelerin son 3 yıldır zam yapamadığına işaret eden Durmuş, "Lise son sınıfta dersaneye devam eden bir öğrencinin dersaneye maliyeti 3 bin YTL. Bir dersane 3 bin YTL'ye öğrenci kaydedince zarar ediyor, demektir. Oysa 800 YTL'ye 15 ay taksitle öğrenci kabul eden dersaneler var. Çalışanlar yasalsa, sigorta, kira, elektrik, vergi ödüyorsa bu fiyata öğrenci kabul etmek mümkün değil. Çoğu dersane okulda eğitim veren öğretmenleri yasadışı olarak çalıştırıyor" diye konuştu.
Şu anda sektöre hiç bir şekilde müdahale edilemiyor
"Ankara'da '3 öğrenci getiren öğretmenle anlaşma yapacağız' diye gazetelere ilan veren dersane var" diyen Fen Bilimleri Merkezi Kurucusu Nazmi Arıkan, sektördeki olumsuzlukların önüne geçebilmek için Özel Öğretim Kurumları Odası açmak için çalıştıklarını söyledi. Arıkan, "Sektör birliklerinin denetim yetkisi olmadığı için bunlara müdahale edilemiyor. Oda olunca müdahale yetkimiz olacak. Nüfus başına düşecek derslik sayısı hesaplanıp, fazla dersane açılmasını engelleyebiliriz. Çok ucuza ders verilmesinin de önüne geçebiliriz. Şu anda hiçbir şekilde sektöre müdahale edilmiyor. Çünkü birliklerin yaptırım gücü yok" diye konuştu. Sektördeki kapanmaların bir diğer nedeninin de bazı dersanelerin ulusal düzeyde örgütlenmesi olduğunu ifade eden Arıkan, "Bunlar isim hakkı ya da ortaklıklar yoluyla tüm şehirlerde şubeler oluşturuyorlar. Bu yüzden özellikle Anadolu'da her şehirde 2-3 dersane işsiz kalıyor. Önümüzdeki dönemde en çok kapanma Ankara'da yaşanacak. Bunun nedeni, ulusal düzeyde örgütlenen dersanelerin en çok ve öncelikle Ankara'da şubeler açma yoluna gitmeleri. Küçük dersaneler yürüyemez duruma geldi" diye konuştu.
Dersanesi kapandığı için yerleştirildiği yeni dersane de kapandı
Emre Öztürk (19)
Aramızda dersanesi kapandığı için Murat Dershanesi'ne gönderilen arkadaşlar vardı. Orası da kapanınca bu sefer ikinci kez dersane değiştirmek zorunda kaldılar. Arkadaş çevresine yabancılık çekmeyelim diye bizi toplu olarak Yavuzlar Dersanesi'ne yerleştirdiler.
Dursun Akan (19)
Dersanede öğretmenler gelmediği için dersler boş geçiyordu. Dersanemizin kapanacağını duyuyorduk ama, moralimiz bozulmasın diye bize bir şey söylenmiyordu. Tam sene ortasında dersane kapanınca bir boşluk yaşadık.
Melike Güney (20)
Dersanemiz kapanınca motivasyonumuz bozulmuştu ama burada toparlanma içine girdik. Burada, diğer arkadaşlarla olan açığımızı kapatmak için, kütüphanede öğretmenlerle sürekli ek dersler yapıp çalışıyoruz.