GÜNCEL
HABERLER
BURADA



GÜNCEL
HABERLER
BURADA

Linkler

  • Rehberturk.info
  • Müzik klipleri
  • Türk Portal
  • Bikini Foto
  • Bilgiturk
  • Magazin Rüzgarları
  • Blog-türk
  • Msn Türk adress
  • Müzik seyret dinle
  • Türk futbolu
  • Türk Arama motoru
  • Sağıroda FOTO
  • Adres Bankası
  • Para Kredi
  • Klip Türk
  • Gizli kamera
  • KeyifliBlog
  • Video


    Dişi Ajdar
    Yılların Sevtap Parman'ından Ajdar'ı kıskandıracak "Que sera sera" yorumu. "when i was just a little girl i asked my mother, what will i be? will i be pretty, will i be rich here's what she said to me. que sera, sera, whatever will be, will be the future's not ours, to see que sera, sera what will be, will be."



    New John West
    Fisherman and Bear Fight


    Arabesk filminden
    komikbir sahne


    Gösterelim anam!

    « Önceki | Sonraki »

    15/7/2009

    Viagra'yı silen mucize bitki

    "Sertleşme sorunu ve iktidarsızlığa karşı adeta mucize çözüm keçiboynuzudur" diyor Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu... Keçiboynuzu kürünün etkisini viagra ile mukayese etmek mümkün değildir diye de ekliyor.

    VİAGRA'DAN DAHA ETKİLİ

    Keçiboynuzu kürü, iktidarsızlık için viagranın bir gecelik getirdiği çözüme karşı bir defalık veya bir gecelik çözüm getirmemektedir. Aksine, iktidarsızlığı tedavi ederek uzun bir zaman dilimi içerisinde kalıcı çözüm getirmektedir. Dönem dönem uygulanacak kür ile de iktidarsızlığı ortadan kaldırabilmektedir. İktidarsızlık çeken erkeklerin hiç çekinmeden kullanabilecekleri bir kür.

    YAN TESİRİ YOK

    Herhangi bir yan tesiri olmayan bu uygulama, iktidarsızlık şikayetleri olan erkekler için ideal bir yardımcıdır. Keçiboynuzu kürü uzun zaman kalıcı çözüm getirebilmektedir. Viagranın belirtilen yan tesirlerinin hiç biri keçiboynuzu küründe yoktur.

    ACELE ETMEYİN ZAMANI BEKLEYİN

    Keçiboynuzu kürü uygulanırken, iktidarsızlığa karşı etken olan etkin maddelerinin önce vücutta depolanmaları gerekir. Bu etkin maddeler, vücutta ancak belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra, hücre içindeki transformasyon mekanizmasını harekete geçirerek (uyararak) etkisini göstermeye başlarlar.
    Bu nedenle bitkisel kürü uygularken sabırlı olmak gerekir.

    UYARI:  Bu kürü uygulamak isteyen şeker hastalarının önce hekimlerine danışmaları gerekir. Çünkü keçiboynuzu fazla miktarda şeker içermektedir.

    20/2/2008

    Gürültü hipertansiyon riskini artırıyor



    Avrupa'daki önemli bilimsel dergiler arasında yer alan European Heart Journal Dergisi'nin son sayısında, evi havaalanına yakın ya da işlek cadde üzerinde olanların hipertansiyon hastası olmaya aday oldukları belirtildi.

    Avrupa Kardiyologlar Cemiyeti tarafından çıkarılan European Heart Journal Dergisi'nde, Oxford Üniversitesinden bir bilim adamının imzasını taşıyan makalede, çarpıcı bir araştırmaya yer verildi.

    Söz konusu araştırmada, 140 gönüllü üzerinde yapılan çalışmada gürültünün kan basıncı artışı üzerine etkisi araştırıldı. Havaalanına yakın evlerde veya işlek bir cadde üzerinde oturanlarda, uyku sırasında 15 dakika aralıklarla kan basıncı ve yatak odalarındaki gürültü ölçümü yapıldı.

    Uçak ve araç gürültüsünün uykudaki insanların kan basıncında anlamlı yükselmeye yol açtığı tespit edildi.

    En az 5 yıl süre ile havaalanına yakın bir yerde veya işlek bir cadde üzerinde ikamet edenlerde beyin kanaması, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi ciddi rahatsızlıklara yol açabilen hipertansiyonun ortaya çıkma ihtimalinin, büyük oranda arttığı tespit edildi.

    5/6/2007

    KÜRESEL ISINMA SPERM SAYISINI AZALTIYOR



    Erkeklerde sperm sayısının, başta küresel ısınma olmak üzere, çevre faktörleri, yemek kültürü ve yaşam biçimi gibi birçok faktör nedeniyle, ortalama 60 milyondan 20 milyona düştüğü bildirildi.

    Ankara Üniversitesi (AÜ) Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, yaptığı açıklamada, erkeklerde sperm sayısının ve kalitesinin geçmişe göre önemli ölçüde azaldığı uyarısında bulundu.

    Spermler için en büyük tehlikenin sıcak hava olduğunu belirten Şatıroğlu, "Spermler, vücut ısısında, yani 37 derecede yaşayamıyorlar. Ancak 35.5-36 derecede yaşıyorlar. Beden ısısından 1-1.5 derece soğuk olmaları gerekiyor" dedi.

    Son 200 yıldır yer kürenin kirlendiğini ve dengesinin bozulduğunu savunan Şatıroğlu, "Maalesef sadece son on yılda dünyanın ısısını 1 derece artırdık. Benim 60 milyon diye bildiğim ortalama sperm sayısı, bugün yaklaşık 20 milyona düştü" diye konuştu.

    "YİYECEKLERİ MEVSİMİNDE TÜKETİN"
    Türkiye Aile Planlaması Derneğinin Genel Başkanlığı görevini de yürüten Şatıroğlu, sperm düşmanının sadece küresel ısınma ve buna bağlı etkiler olmadığına dikkati çekerek, yemek kültürü ve yaşam biçiminin de sperm sayısının kalitesini ve sayısını düşürdüğünü söyledi. Son yıllarda yaygınlaşan hazır gıdaların, kutu meyve suları ve kola tüketiminin sağlıksız olduğuna işaret eden Şatıroğlu, şöyle konuştu:
    "Kola, kutu meyve suları ve hamburger gibi hazır gıdalardan oluşan yeme alışkanlıklarının cinsel yaşamımıza etkisi var. Bu ürünlerin üzerinde yazan büyük harfle E 300, E 200 veya E 500 ve benzeri kimyasallar, meyve sularının ve hazır besinlerin daha uzun saklanmasına yarıyor. Ne güzel değil mi? Bu sayede uzun süre tazeliğini de koruyorlar. Aldanıyorsunuz. Bu kimyasallar, öncelikle bebeklerin
    beyinine, erişkinlerin de tüm diğer dokularına yerleşiyor. Böylece kanser, yapısal doku bozuklukları, sağlıksız yumurta ve sperm üretimi olasılığı artıyor."
    Bu tür kimyasalların "kötü değil, ancak her yerde aşırı kullanılmalarının lüzumsuz" olduğunu belirten Şatıroğlu, şöyle devam etti:
    "Yiyecekleri mevsiminde tüketin. Vişne zamanı vişne suyu, elma zamanı elma suyu içsek, bunları taze meyvelerden kendimiz sıkarak yapsak ne olur? Salatalığı Şubat ayında yiyeceğimize, mevsiminde yesek, domatesi Aralık ayı yerine, zamanı geldiğinde tüketsek olmaz mı? Genç yaşlarda başlayan aşırı yağlı yiyecek tüketimi damarları daraltıyor. Damarlar organları besliyor ve bu organlar arasında sperm
    yapan testisler, yumurta yapan overler, çocuğunuzu taşıyan rahim de var. Organların olumsuzluklardan etkilenmemesi mümkün mü?"

    "CİNSELLİKLE ÜREMEYİ MUMLA ARAYACAĞIZ"
    Üreme sağlığının tehlikede olduğunu, 30 yıl sonra erkeklerin sperm sayısının daha da düşeceğini iddia eden Şatıroğlu, "Önümüzdeki 25-30 yıl içinde doğal yolla yani cinsellikle üremeyi mumla arayacağız" dedi.

    Şatıroğlu, 50 yıl sonra tüp bebek yönteminin sıklıkla kullanılacağını belirterek, şunları kaydetti: "Gelecek tüp bebeklerin olacak. Çocuklarımızın, tüp bebek yada o
    zamanki adı ne olursa, üreme merkezlerini çok daha fazla kullandığını göreceğiz ne yazık ki... Günümüzden örnek verecek olursak, Hollanda'da doğan her 5 bebekten 1'i, başkent Amsterdam'da her 3 bebekten 1'i tüp bebek yöntemi ile dünyaya
    geliyor. Tıbbi yardımla üreme ihtiyacı son derece belirgin bir biçimde artıyor. Tüp bebek uygulamasını başarı ile yapıyoruz, ama neden önce doğal yolları korumayalım, neden teknolojinin bu güzel hediyesini sadece gerçekten ihtiyacımız olduğunda kullanmayalım? Gelecekte, tüp bebek yöntemi temel sağlık hizmeti haline gelebilir."

    3/6/2007

    İlaç kanseri küçültmeyi amaçlıyor


    Çin'de uygulanan genetik tedavinin kaynağı olan P53 geni ile ilgili çalışmalar aslında Amerika'da başladı. Bu genin kanserli hücrelerin bölünmesini durdurduğu ortaya çıkınca önce farelerde, daha sonra da insanlarda oluşan tümörlerin P53 enjeksiyonları ile küçüldüğü tespit edildi. Ancak Amerikan Sağlık Bakanlığı FDA bu çalışmalara onay vermedi.

    Amerika'da yaşayan Çinli doktorlar 2003 yılında Çin Sağlık bakanlığından izin alarak ilacı üretmeye başladı. Biyolojik olarak üretilen gen ilacı ya iğneyle doğrudan kanserli hücreye ya da serumla vücuda veriliyor. En az 16 kür kullanılan ilacın tek kürü Çin'de 450 dolar.

    Blogcu ile yapıldı