
Erkeklerde sperm sayısının, başta küresel ısınma olmak üzere, çevre
faktörleri, yemek kültürü ve yaşam biçimi gibi birçok faktör nedeniyle, ortalama 60 milyondan 20 milyona düştüğü bildirildi.
Ankara Üniversitesi (AÜ) Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, yaptığı açıklamada, erkeklerde
sperm sayısının ve kalitesinin geçmişe göre önemli ölçüde azaldığı
uyarısında bulundu.
Spermler için en büyük tehlikenin sıcak hava olduğunu belirten
Şatıroğlu, "Spermler, vücut ısısında, yani 37 derecede yaşayamıyorlar.
Ancak 35.5-36 derecede yaşıyorlar. Beden ısısından 1-1.5 derece soğuk
olmaları gerekiyor" dedi.
Son 200 yıldır yer kürenin kirlendiğini ve dengesinin bozulduğunu
savunan Şatıroğlu, "Maalesef sadece son on yılda dünyanın ısısını 1
derece artırdık. Benim 60 milyon diye bildiğim ortalama sperm sayısı,
bugün yaklaşık 20 milyona düştü" diye konuştu.
"YİYECEKLERİ MEVSİMİNDE TÜKETİN"
Türkiye Aile
Planlaması Derneğinin Genel Başkanlığı görevini de yürüten Şatıroğlu,
sperm düşmanının sadece küresel ısınma ve buna bağlı etkiler olmadığına
dikkati çekerek, yemek kültürü ve yaşam biçiminin de sperm sayısının
kalitesini ve sayısını düşürdüğünü söyledi. Son yıllarda yaygınlaşan
hazır gıdaların, kutu meyve suları ve kola tüketiminin sağlıksız
olduğuna işaret eden Şatıroğlu, şöyle konuştu:
"Kola, kutu meyve
suları ve hamburger gibi hazır gıdalardan oluşan yeme alışkanlıklarının
cinsel yaşamımıza etkisi var. Bu ürünlerin üzerinde yazan büyük harfle
E 300, E 200 veya E 500 ve benzeri kimyasallar, meyve sularının ve
hazır besinlerin daha uzun saklanmasına yarıyor. Ne güzel değil mi? Bu
sayede uzun süre tazeliğini de koruyorlar. Aldanıyorsunuz. Bu
kimyasallar, öncelikle bebeklerin
beyinine, erişkinlerin de tüm
diğer dokularına yerleşiyor. Böylece kanser, yapısal doku bozuklukları,
sağlıksız yumurta ve sperm üretimi olasılığı artıyor."
Bu tür
kimyasalların "kötü değil, ancak her yerde aşırı kullanılmalarının
lüzumsuz" olduğunu belirten Şatıroğlu, şöyle devam etti:
"Yiyecekleri
mevsiminde tüketin. Vişne zamanı vişne suyu, elma zamanı elma suyu
içsek, bunları taze meyvelerden kendimiz sıkarak yapsak ne olur?
Salatalığı Şubat ayında yiyeceğimize, mevsiminde yesek, domatesi Aralık
ayı yerine, zamanı geldiğinde tüketsek olmaz mı? Genç yaşlarda başlayan
aşırı yağlı yiyecek tüketimi damarları daraltıyor. Damarlar organları
besliyor ve bu organlar arasında sperm
yapan testisler, yumurta yapan overler, çocuğunuzu taşıyan rahim de var. Organların olumsuzluklardan etkilenmemesi mümkün mü?"
"CİNSELLİKLE ÜREMEYİ MUMLA ARAYACAĞIZ"
Üreme
sağlığının tehlikede olduğunu, 30 yıl sonra erkeklerin sperm sayısının
daha da düşeceğini iddia eden Şatıroğlu, "Önümüzdeki 25-30 yıl içinde
doğal yolla yani cinsellikle üremeyi mumla arayacağız" dedi.
Şatıroğlu, 50 yıl sonra tüp bebek yönteminin sıklıkla
kullanılacağını belirterek, şunları kaydetti: "Gelecek tüp bebeklerin
olacak. Çocuklarımızın, tüp bebek yada o
zamanki adı ne olursa,
üreme merkezlerini çok daha fazla kullandığını göreceğiz ne yazık ki...
Günümüzden örnek verecek olursak, Hollanda'da doğan her 5 bebekten 1'i,
başkent Amsterdam'da her 3 bebekten 1'i tüp bebek yöntemi ile dünyaya
geliyor.
Tıbbi yardımla üreme ihtiyacı son derece belirgin bir biçimde artıyor.
Tüp bebek uygulamasını başarı ile yapıyoruz, ama neden önce doğal
yolları korumayalım, neden teknolojinin bu güzel hediyesini sadece
gerçekten ihtiyacımız olduğunda kullanmayalım? Gelecekte, tüp bebek
yöntemi temel sağlık hizmeti haline gelebilir."