GÜNCEL
HABERLER
BURADA



GÜNCEL
HABERLER
BURADA

Linkler

  • Rehberturk.info
  • Müzik klipleri
  • Türk Portal
  • Bikini Foto
  • Bilgiturk
  • Magazin Rüzgarları
  • Blog-türk
  • Msn Türk adress
  • Müzik seyret dinle
  • Türk futbolu
  • Türk Arama motoru
  • Sağıroda FOTO
  • Adres Bankası
  • Para Kredi
  • Klip Türk
  • Gizli kamera
  • KeyifliBlog
  • Video


    Dişi Ajdar
    Yılların Sevtap Parman'ından Ajdar'ı kıskandıracak "Que sera sera" yorumu. "when i was just a little girl i asked my mother, what will i be? will i be pretty, will i be rich here's what she said to me. que sera, sera, whatever will be, will be the future's not ours, to see que sera, sera what will be, will be."



    New John West
    Fisherman and Bear Fight


    Arabesk filminden
    komikbir sahne


    Gösterelim anam!

    « Önceki | Sonraki »

    27/2/2008

    Avşar kızının hamam sefası


    Annesi ve kardeşiyle hamam kapattı


    Hülya Avşar, annesi, kardeşi Helin ve 5 arkadaşıyla hamam sefası yaptı.

    Sarıyer’deki tarihi hamama yiyecekler getirten sanatçı, annesi ve kardeşiyle şarkılar söyledi. Avşar’ın, akciğer kanseri tedavisi gören annesinin isteği üzerine bu organizasyonu yaptığı öğrenildi.

    27/2/2008

    Acun'dan müthiş numara!

    Muhabirlik döneminde Dünya Kupası için Fransa'ya giden Acun Ilıcalı'nın bu numarasına çok güleceksiniz


    Acun Ilıcalı, muhabirlik hayatındaki şok bir olayı anlattı. Dünya Kupası için Fransa’ya giden Ilıcalı, bir arkadaşının doğumgünü için Türkiye’ye döndüğü halde canlı yayında Paris’teymiş gibi nasıl numara yaptığını anlattı

    1998 yılında Dünya Kupası için Fransa’ya giden Acun Ilıcalı, yaptığı bir oyunun canlı yayına nasıl yansıdığını anlatınca ekran başındakileri çok güldürdü. Ilıcalı, bu olayı şöyle aktardı:

    "Paris üzerime üzerime geliyordu. Kız arkadaşım vardı o dönemde. Yalnız bir parantez açayım sonra da evlendim. Yani bu hayırlı bir iş. Doğumgünü vardı. Arkadaşım Esat aradı. ’Zeynep’e bir süpriz doğumgünü partisi yapıyoruz’ dedi. Ben de sevindim ’Süper’ dedim. ’Süpriz sensin abi’ dedi. ’Bir günlüğüne gel, kıza sürpriz yap, ondan sonra dönersin’ dedi. O arada ben her akşam Show Spor’a cep telefonuyla bağlantı yapıyordum. ’Gel burdan bağlan. Yazıyor mu telefonda, şu anda Acun Fransa’da diye’ dedi. Ben de gözümü kararttım, tamam dedim atladım uçağa geldim. Yaşgünü, ben girdim içeriye, herkes çok mutlu falan. Akşam ben yayına bağlanmadan yarım saat önce beni aradılar. ’Birazdan sana bağlanacağız’ dediler. ’Tamam, hazırım’ dedim. Brezilya çeyrek finaldeydi. Bana ’Hemen Champs-Elysees’ye git, Brezilya’lı taraftarların arasına gir, bize ordan güzel bir yayın yap’ dendi. ’Tabi abi, saygılar’! Kadıköy Moda’dayım. Nerden bulacağım Brezilya taraftarlarını. Bizim çocuklar ’Sen merak etme biz bağırırız Brazil, Brazil diye’ dediler. ’Bu iş sakat olursa biterim’ dedim. Karşımda da Öztürk Pekin var. En ufak bir falso olmaması lazım.

    Evde 15-20 kişi var. Koroyu kurdum. Bağıracaklar ’Brazil, Brazil’ diye. Dedim ki ’Ben elimle hareket yapınca siz bağırın’. Bağlantı başladı. Brezilya çeyrek finalde, Champs-Elysees’de Brezilya’lı taraftarların sesleri dendi, ben elimle işaret verdim. Bizimkilerin tezahüratı lay lay lay lay...diye Neşe Karaböcek’in şarkısıyla. Ben bir yandan anlatıyorum, çeyrek final oldu, şu oldu, bu oldu diye, elimle de ’yapmayın’ diye işaret ediyorum. Ama beni bitirdiniz demek istiyorum o hareketle. Bizimkiler bu hareketten ’Sesimiz az çıkıyor, Acun’a yardımcı olamadık, evi inletelim de yüz akıyla bağlantı yapsın’ diye anlıyorlar. Ev ’lay lay lay lay’ diye inlemeye başladı. Tek çare koşmak diye düşündüm. Koridorda koşuyorum, bizimkiler de peşimde. En son kendimi banyoya attım. Bir şeyler söyledim ama ne dediğimi bile hatırlamıyorum. 2 dakikalık bağlantı benim ömrümden rahat bir 2 sene götürdü."

    Canlı yayın sırasında İstanbul’daki stüdyoda spor haberlerini sunan Öztürk Pekin’in arkadan gelen sesleri duyduktan sonraki tepkisini de Ilıcalı şöyle anlattı:

    "Öztürk ağbi orada bir laf soktu. ’Samba yapıyorlar herhalde’ dedi. Ben de ’Evet samba yapıyorlar, eğleniyorlar’ dedim ama lay lay lay diyen tipler. O gün kovulmadım ya Show TV’den, o yüzden herhalde beni hiç atmazlar"

    televizyongazetesi

    27/2/2008

    Kıyamet alametlerinin yüzde kaçı çıktı?

    Cennette hangi dilin konuşulacağını açıklayan Bugün Gazetesi yazarından ikinci bomba.

    26.02.2008 20:47
    Cennette hangi dil konuşulacak yazısı ile büyük ilgi çeken Bugün Gazetesi yazarı Mehmet Paksu bu kez kıyamet alametlerine değindi. İşte Paksu'dan yine çok konuşulacak bir yazı daha:

    "Hocam, kıyamet alametlerinin yüzde kaçı görülmüştür? Bu alametler hakkında bilgi verir misiniz?" Kıyamet, bu imtihan meydanının kapanması ve dünyanın sonunun gelmesidir. Kıyametin nasıl kopacağı, dünyanın nasıl alt üst olup darmadağın olacağı da Kur'ân'da çok dehşetli sahneler halinde genişçe anlatılır. Kıyametin ne zaman kopacağını ise Kur'ân, Allah'ın bilgisine havale eder. (Lokman Suresi, 34.)

    CENNETTE HANGİ DİL KONUŞULACAK?

    Nasıl ki, küçük kıyamet olan insanın ölümünden önce saçı aklaşır, beli bükülür, yüzü gözü kırışırsa, dünyanın ölümü sayılan büyük kıyamet kopmadan önce de çok sayıda alametleri ortaya çıkar. Bu alametlerin ne zaman ve nasıl ortaya çıkacağını da Kur'ân şöyle dile getiriliyor: "Kıyametin âniden başlarına gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onun alametleri şimdiden gelmiştir. Kıyamet koptuğunda ibret almaları neye yarar?" (Muhammed Suresi, 18.)

    Kıyametin birkaç büyük alametini âyetlerde bulmak mümkün, ama çoğunu Peygamberimiz haber veriyor. Kıyamet alametleri hadis kitaplarında bütün ayrıntılarıyla anlatılırken, küçük ve büyük alametler olarak iki sınıfta incelenir. Birinci sınıfta yer alan küçük alametlerin neredeyse çoğunun çıktığını fark ederiz ki, buna göre dünyanın fazla bir ömrünün kalmadığı kanaatine varırız.

    Küçük alametlerin bir kısmı şöyle sayılır: İlim ortadan kalkacak, cehalet yerleşecek. Sarhoşluk veren içkiler yaygınlaşacak. Çobanlar zenginleşerek bina yapımında yarışacaklar. Adam öldürme olayları ve fitne artacak. Elli kadına bir erkek düşecek derecede kadın nüfusu çoğalacak. Kadınlar sosyal konum açısından ön plana çıkarılacak. Kadınlar erkeklere benzemeye çalışacak.

    Erkekler erkeklerle, kadınlar da kadınlarla yetinecekler. Zina açıkça işlenir hale gelecek. Kötülük ve fuhuş yayılacak. Açıklık yayılacak, hayâsızlık çoğalacak. İnsanlar hayatlarından bıkarak ölülere imrenecek. Allah Allah diyecek kimse kalmayacak. Geceyle gündüz birbirine eşit hale gelerek kıyametin kopuş zamanı yaklaşacak.

    Camiler süslenecek, ama ibadete önem verilmeyecek. Cihad ve irşad faaliyetleri terk edilecek. Sadece din dışı ilimler öğrenilecek. Kur'ân'ın önemi insanlar tarafından unutulacak. Namaz kılınmayacak. Emanete riayet edilmeyecek. Ebeveyne isyan edilip beyler hanımlarının emrine girecek. Toplumlar geçmişlerine lanet okuyacak. Seviyesiz ve şahsiyetsiz kişiler yönetici olacak.

    Yöneticiler insanlara zulmedecek. Liderliğe elverişli kimseler azalacak. Şerrinden korkulan kimselere itibar edilecek. Fâsıklar toplumun efendisi haline gelecek. Ahmak ve alçak insanlar dünyanın en mutlu insanları olacak. Ticareti dürüst olmayan kişilerin ele geçirecek. Yalancılar tasdik edilip doğru konuşanlara itibar edilmeyecek. Yıldız falına inanılacak. Ani ölümler çoğalacak. Cahiller ve dürüst olmayan sûfiler türeyecek. Akrabalık bağı kesilecek. Kitapların sayısı artacak. Gasp olayları çoğalacak...(TDV İslam Ansiklopedisi, "Kıyâmet Alâmetleri" maddesi)
    Kıyametin büyük alametlerini de bir başka yazımızda ele alalım.

    "Hocam, kıyamet alametlerinin yüzde kaçı görülmüştür? Bu alametler hakkında bilgi verir misiniz?" Kıyamet, bu imtihan meydanının kapanması ve dünyanın sonunun gelmesidir. Kıyametin nasıl kopacağı, dünyanın nasıl alt üst olup darmadağın olacağı da Kur'ân'da çok dehşetli sahneler halinde genişçe anlatılır. Kıyametin ne zaman kopacağını ise Kur'ân, Allah'ın bilgisine havale eder. (Lokman Suresi, 34.)

    Nasıl ki, küçük kıyamet olan insanın ölümünden önce saçı aklaşır, beli bükülür, yüzü gözü kırışırsa, dünyanın ölümü sayılan büyük kıyamet kopmadan önce de çok sayıda alametleri ortaya çıkar. Bu alametlerin ne zaman ve nasıl ortaya çıkacağını da Kur'ân şöyle dile getiriliyor: "Kıyametin âniden başlarına gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onun alametleri şimdiden gelmiştir. Kıyamet koptuğunda ibret almaları neye yarar?" (Muhammed Suresi, 18.)

    Kıyametin birkaç büyük alametini âyetlerde bulmak mümkün, ama çoğunu Peygamberimiz haber veriyor. Kıyamet alametleri hadis kitaplarında bütün ayrıntılarıyla anlatılırken, küçük ve büyük alametler olarak iki sınıfta incelenir. Birinci sınıfta yer alan küçük alametlerin neredeyse çoğunun çıktığını fark ederiz ki, buna göre dünyanın fazla bir ömrünün kalmadığı kanaatine varırız.

    Küçük alametlerin bir kısmı şöyle sayılır: İlim ortadan kalkacak, cehalet yerleşecek. Sarhoşluk veren içkiler yaygınlaşacak. Çobanlar zenginleşerek bina yapımında yarışacaklar. Adam öldürme olayları ve fitne artacak. Elli kadına bir erkek düşecek derecede kadın nüfusu çoğalacak. Kadınlar sosyal konum açısından ön plana çıkarılacak. Kadınlar erkeklere benzemeye çalışacak.

    Erkekler erkeklerle, kadınlar da kadınlarla yetinecekler. Zina açıkça işlenir hale gelecek. Kötülük ve fuhuş yayılacak. Açıklık yayılacak, hayâsızlık çoğalacak. İnsanlar hayatlarından bıkarak ölülere imrenecek. Allah Allah diyecek kimse kalmayacak. Geceyle gündüz birbirine eşit hale gelerek kıyametin kopuş zamanı yaklaşacak.

    Camiler süslenecek, ama ibadete önem verilmeyecek. Cihad ve irşad faaliyetleri terk edilecek. Sadece din dışı ilimler öğrenilecek. Kur'ân'ın önemi insanlar tarafından unutulacak. Namaz kılınmayacak. Emanete riayet edilmeyecek. Ebeveyne isyan edilip beyler hanımlarının emrine girecek. Toplumlar geçmişlerine lanet okuyacak. Seviyesiz ve şahsiyetsiz kişiler yönetici olacak.

    Yöneticiler insanlara zulmedecek. Liderliğe elverişli kimseler azalacak. Şerrinden korkulan kimselere itibar edilecek. Fâsıklar toplumun efendisi haline gelecek. Ahmak ve alçak insanlar dünyanın en mutlu insanları olacak. Ticareti dürüst olmayan kişilerin ele geçirecek. Yalancılar tasdik edilip doğru konuşanlara itibar edilmeyecek. Yıldız falına inanılacak. Ani ölümler çoğalacak. Cahiller ve dürüst olmayan sûfiler türeyecek. Akrabalık bağı kesilecek. Kitapların sayısı artacak. Gasp olayları çoğalacak...(TDV İslam Ansiklopedisi, "Kıyâmet Alâmetleri" maddesi)
    Kıyametin büyük alametlerini de bir başka yazımızda ele alalım.

    27/2/2008

    Tesettür mayosunda swarovski taşlar

    Swarovski taşlar kullanarak tasarladığı iç çamaşırı ve transparan kıyafetleri ile konuşulan Ebru Yener şimdi de swarovski taşlarla işlediği haşemalar ile gündemde..

    Swarovski taşlar ile tasarladığı iç çamaşırları ve transparan kıyafetleri ile tanınan modacı Ebru Yener bu yıl da tesettürlü hanımlar için kolları sıvadı. Bir tekstil firmasıyla anlaşan Yener yine swarovski taşları kullanarak tasarladığı haşemalar ile bu yaz plajlarda tesettür şıklığı estireceğini söylüyor. Firma swarovski taşlı plaj kıyafetlerine haşemadan esinlenerek 'wotema' adını verdi. Bir yıldır bu koleksiyon üzerinde çalışan Yener'in 36-44 beden arası hanımlar için hazırladığı 20 ayrı haşema modeli arasında leopar desenli olanlar öne çıktı.

    DUBAİ’DEN TANGA SİPARİŞİ

    Ebru Yener, “Tesettür mayosuna ‘Haşema’ diyorlar, aslında haşema bir firma markasıdır. Ben de Wotema ismini buldum. Daha önceki haşemaların görüntüsü bence çok kötüydü. Bu yüzden madem böyle bir gerçek var neden bunu güzelleştirmeyelim diyerek yola çıktık. Tesettüre olan bakış açısını yumuşatan bir kıyafet oldu” diye konuştu. İslami kesimin daha çok iç çamaşırı talebinde bulunduğunu ifade eden Yener, bunun bir örneğinin de Duabi’de yaşandığını anlattı. Yener, Dubaili Şeyhlerin eşlerinin kendisinden tanga tasarlamasını istemelerinden dolayı çok şaşırdığını söyledi.

    Defilesi iptal

    Yener geçen yıl da Dubai şeyhlerinin eşleri için iç çamaşırı ve mayo tasarlamış ancak son anda defilesi iptal olmuştu. Yener haute couture tasarımlara ağırlık veriyor.

    20/2/2008

    Gürültü hipertansiyon riskini artırıyor



    Avrupa'daki önemli bilimsel dergiler arasında yer alan European Heart Journal Dergisi'nin son sayısında, evi havaalanına yakın ya da işlek cadde üzerinde olanların hipertansiyon hastası olmaya aday oldukları belirtildi.

    Avrupa Kardiyologlar Cemiyeti tarafından çıkarılan European Heart Journal Dergisi'nde, Oxford Üniversitesinden bir bilim adamının imzasını taşıyan makalede, çarpıcı bir araştırmaya yer verildi.

    Söz konusu araştırmada, 140 gönüllü üzerinde yapılan çalışmada gürültünün kan basıncı artışı üzerine etkisi araştırıldı. Havaalanına yakın evlerde veya işlek bir cadde üzerinde oturanlarda, uyku sırasında 15 dakika aralıklarla kan basıncı ve yatak odalarındaki gürültü ölçümü yapıldı.

    Uçak ve araç gürültüsünün uykudaki insanların kan basıncında anlamlı yükselmeye yol açtığı tespit edildi.

    En az 5 yıl süre ile havaalanına yakın bir yerde veya işlek bir cadde üzerinde ikamet edenlerde beyin kanaması, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi ciddi rahatsızlıklara yol açabilen hipertansiyonun ortaya çıkma ihtimalinin, büyük oranda arttığı tespit edildi.

    20/2/2008

    Çıplak DJ bira kasasına çıktı



    Üstsüz dj Niki Belucci, Taksim'de sahneye çıktı. Gecenin en ilginç olayı ise, Belucci�nin bulunduğu platformun bira kasalarıyla yükseltilmesi oldu. Kabinin önündeki yükselti nedeniyle izleyiciler Belucci�yi göremeyince, ünlü DJ programını iki bira kasasının üzerine çıkarak sürdürdü. Düşme tehlikesi de atlatan DJ, performansıyla tam puan aldı.

    29/1/2008

    'Para zevki satın alamıyor'

    İngiliz basını camları kurşun geçirmez malikânenin bir 'ev sıcaklığı' içermediğini öne sürdü. 'Zevksiz döşenmiş' denilen malikânede 12 kişilik bir Türk hamamı da var.


    İngiliz The Daily Mail gazetesi, Londra'da 50 milyon sterline alıcı bulan 'Toprak Malikânesi'nin dekorasyonunu yerden yere vurdu

    Türk işadamı Halis Toprak'ın İngiltere'nin başkenti Londra'da bulunan "Toprak Malikânesi"nin 50 milyon sterline satılmasının yankıları sürüyor.
    İngiliz The Daily Mail gazetesindeki bir makalede, malikânenin yer aldığı The Bishop's Avenue'nün Londra'nın en pahalı caddesi olduğu belirtilerek, "Bu caddeye yapılan bir ziyaret ortaya koyuyor ki, paranın satın alamadığı tek şey zevk" yorumunda bulunuldu.
    Malikânenin mutfağından alınan bir fincan çayı üst kattaki oturma odasına taşımanın 10 dakika aldığına işaret edilen yazıda, binanın bir "ev sıcaklığı" içermediği öne sürüldü. "Ancak bu durum, belli ki eve 50 milyon sterlin ödeyen Kazakistanlı işkadını Horelma Peramam'ı hiç rahatsız etmedi" denildi.

    Çayı götürmek 10 dakika

    The Sunday Times gazetesi de önceki gün, yeni sahiplerinin Toprak Malikânesi'ni "çok küçük ve modası geçmiş" bulduklarını, ancak "Bu fiyata da ancak bu kadar olur" mantığıyla alımı yaptıklarını yazmıştı. Times da evin dekorasyonunun "olması gerektiği gibi olmadığını" savunurken, eski sahiplerinin yapımının tamamlandığı 2000'den bu yana evde ancak bir hafta yaşadıklarını hatırlattı.

    29/1/2008

    Rihanna da modaya uydu

    Dergilere çıplak poz verme modasına Rihanna'da katıldı.

    29/1/2008

    Bilgisayar başında sanal tatile ne dersiniz?

    Milyonlarca insan, ekstrem noktalardan bile görüntü aktarabilen kameralar sayesinde bilgisayarını tatil merkezi gibi kullanıyor.

    Dört yıl önce Türkiye’ye gelir gelmez edindiğim Sony Ericsson P900 telefonumun o günlerde en sevdiğim özelliği, yardımcı bir program aracılığıyla internet kameralarından aldığı görüntüyü monitöründen bana aktarabilmesiydi. O günlerde New York’ta fırtına vardı. Times Meydanı’nın bir noktasında kurulu webcam’in aldığı rüzgârda uçmamak için direklere sarılan adamların, kadınların görüntülerini rahat koltuğumdan izlemek oldukça eğlenceliydi. Artık webcam’ler iyice yaygınlaştı. Dalgalara binin, kendinizi bayır aşağı bırakın. Para, zaman ve planlama gerektirmeyecek bir şekilde ofis masanızda sanal bir tatil yapın. İnternetten yayın yapan kameralar için kullanılan bir terim olan webcam’ler, dünyanın dörtbir yanındaki internet kullanıcılarına hayvanat bahçelerindeki ''pinekleme ikonları'' olan pandaları gerçek zamanlı, naklen izletmekten çok daha fazlasını vaat ediyor.
    İnternetten yayın yapan bir milyondan fazla webcam bulunuyor. Bu kameralardan bir kısmı, canlı görüntüyü ancak bilgisayarınıza kuracağınız program aracılığıyla izlemenize imkan tanıyor.
    Hawaii dalgaları
    mauiwindcam.com/streaming/
    Bu kamera aracılığıyla Maui’nin kuzey sahilindeki resiflerde dalgaları yakalayabilirsiniz. İki webcam, dünyaca ünlü rüzgâr sörfü alanları olan Yukarı Kanaha ve Kamp Bir’den naklen yayın yapıyor. Profesyonel rüzgâr sörfçüleri hazırlıklarını ve eğitimlerini kameranın sağ tarafında yapıyor.Günün karanlık saatlerinde önceki aydınlık 12 saatin tekrar yayını var.
    Times Square earthcam.com/usa/newyork/timessquare/
    Gece kuşları için olabilecek en güzel webcam’lerden 20 tanesi bu adresten yayın yapıyor. 7/24 canlı yayın yapan New York, Times Meydanı kameralarından biri, ''Dünyanın Kavşağı'' diye tanımlanan 46. Cadde ile Broadway’in kesiştiği noktayı bilgisayar monitörünüze getiriyor. Kullanıcı isterse görüntüye zum da yapabilir. Önemli bir webcam kuruluşu olan Earthcam’in Times Meydanı’nda 20 kamerası bulunuyor, ki bunlardan dördü Hawaiian Tropic Zone Restaurant, Bar&Lounge’da. Afrika'da safari nationalgeographic.com/ngm/wildcamafrica/
    Afrika ülkesi Bostwana’da koruma altına alına Mashatu Parkı’nda sanal safari imkânı tanıyan bu kamera, bir su kaynağı başında susuzluklarını gideren aslan, kaplan, ayı, geyik ve diğer hayvanları aktarıyor. Canlı izlemeye başlamadan önce birkaç reklam görmek zorundasınız.
    Akvaryumun içinde

    http://www.earthcam.com/oceantank.php
    Earthcam’in en çok izlenen 25 kamerasından biri olan webcam, köpekbalıkları, yılan balıkları, kaplumbağalar da dahil olmak üzere deniz yaşamını ayrıntılı bir şekilde aktarıyor. Kamera, Boston’daki New England Akvaryumu’ndaki dört katlı dev okyanus tankını gözetliyor. Balıklara yem atılan saatleri neaq.org adresinden takip edebilirsiniz. Görüntünün üzerine çift tık, monitörünüzün tam ekran bir akvaryuma dönüşmesini sağlayabilir. Akşamları akvaryumun ışıkları kapatılıyor.
    Dalgıçlar için

    breathebonaire.com
    Giysi, BC, regülatör, ve ağırlıklarla uğraşmadan Hollanda Antilleri’ndeki Bonaire Ulusal Deniz Parkı’nda dalmaya ne dersiniz? 15 metre derinlikteki megapiksel kamera mercan resifini gözetliyor. Görüntünün ne kadar zamanda bir tazeleneceğini siz belirliyorsunuz.
     Kayakçılar için
    skisugar.com/sugarlive/smrbase.phtml
    Kuzey Carolina’daki Sugar Mountain Kayak Merkezi’nden yayın yapan bu kamera objektifini yeni başlayanların tercih ettiği rampaya odaklıyor. Önünde usta kayakçıların fink attığı zirve kamerası için skisugar.com/sugarlive/ index-summit.phtml adresine göz atın. Çift klik, tam ekran bir sanal kayak deneyimi için şart. Saat 22.00’de ışıklar kapatılıyor. Birçok kayak merkezinden yayın yapan webcam bulunuyor. Favori merkeziniz için internete bir göz atın.

    29/1/2008

    Bire 10 veren cin fikirli işler


    The Banker dergisinin hazırladığı ve 100'e 1000 veren cin fikirli işler listesi bu haftaki Ekonomist Dergisi'nde yayınlandı.Araştırmada başlangıç sermayesi son derece küçük olmasına rağmen alınan sonucun ne kadar şaşırtıcı olduğu gözler önüne serilirken, doğru zamanda fırsatları görmenin ve riski göze almanın önemi de vurgulanıyor. Sınırsız getiri potansiyelleri olan cin yatırım kararlarını bulabileceğiniz en cazip 10 alanın belirtildiği araştırmada bu alanların yüksek riskler taşıdıklarına da dikkat çekiliyor. İşte gelecek vaadeden yatırım alanları...


    Yeni gelişen ilaçlarla ilgili araştırmalar
    İlaç endüstrisi; basit kimyasal bileşimlerden yapılan geleneksel ilaçların yerlerini karmaşık biyo ilaçlara bırakmasıyla, önemli bir devrim aşamasına gelmiş durumda. İlaçlar bir gün pekâlâ insanların genetik kodlarına ve tıbbi sağlık durumlarına göre özel olarak üretilir hale gelebilir. Burada asıl sorun ise tıbbi açıdan faydalı olabilecek moleküler bileşimlerin bulunması ve belirli koşullara uyum gösterebilecek genetik helezonların tanımlanması çabasının, doğası gereği başarı şansının milyonda bir olmasıdır.

    Bu yüzden de çığır açacak yeni bir ilaca hangi ilaç araştırmasının önderlik edeceğini kestirmek, samanlıkta iğne aramaktan farksızdır. Günümüzdeki ilaçların çoğu yaklaşık 500 kadar moleküler gruplanmaya kilitlenmiştir. İnsan genlerinin yeni bir ilaca karşı nasıl tepki vereceğiyle ilgili araştırmaların, binlerce çok daha kullanışlı aktif moleküler bileşimlerin keşfedilmesine önderlik edeceği umuluyor. Yani eğer girişiminizi riske atabilecek kadar hazırlıklıysanız o zaman yeni ilaç araştırmalarına yatırım yapmaktan daha iyi bir iş bulamazsınız. Örneğin, merkezi sinir sistemindeki anormallikleri tedavi etmekte kullanılan terapatik bileşenlerin geliştirilmesinde uzmanlaşmış, Geneva merkezli Addex Pharmaceuticals, 2002’nin Mayıs ayında kurulmuştu. Sadece beş yıl sonra, 2007 Mayıs’ında SWX Swiss Exchange’de halka ilk arzını gerçekleştirdiğinde, piyasa değerini 111 milyon dolara yükseltmeyi başardı.


    Biyomaddeler ve ilgili medikal cihazlar
    Hastalıklarla mücadele etme yöntemlerimizi değiştiren medikal hizmetler sektöründeki bir diğer segment de ameliyatlarda kullanılan biyolojik maddelerle ilgili araştırmalardır. Kısaca biyomadde olarak bilinen bu biyo uyumlu maddeler, canlı insan dokularının naklinde kullanılırlar. Bu doğal ya da sentetik maddeler, kendilerine benzer kompozisyonlara sahip canlı insan dokularının özelliklerini ve kompozisyonlarını taklit ederler ve çoğunlukla medikal cihazlar ile gerçek insan dokusu arasında bir köprü kurulması amacıyla kullanılırlar. İnsan eliyle yapılan cihazlar, atıl implant’ların (yani nakledilen organ veya dokuların) biyomaddeler ile kaplanmasıyla, artık insan biyolojisiyle daha etkin bir şekilde iletişim kurmaya başladılar.

     Araştırmacılar, medikal cihazlara biyoaktif bir yüzey kazandırabilmek için atıl maddelerle eşleşebilecek özel proteinler geliştirdiler. Örneğin, suni kalçaların dış kaplamalarında daha şimdiden bu türden bir biyomadde kullanılıyor. İnsan eliyle yapılan bir malzeme olan kalsiyum hidroksilapatit de suni kalçalarda kemiklerin yerine kullanılarak, cerrahların canlı kemiklere insan eliyle yapılan implant’ları yerleştirmesine yardımcı oluyor. Gelecek 10 yıl içerisinde, biyomaddelerin geliştirilmesiyle ilgilenen şirketler, dünyanın en hızlı büyüyen şirketleri olabilirler. Ameliyatlarda kullanılan insan eliyle yapılmış dokular alanında uzmanlaşmış ve Nasdaq endeksine dahil bir biyomadde şirketi olan LifeCell, sadece bu yıl bile toplam gelirlerini yüzde 35 oranında artırmayı başardı. Ancak biyomaddelerin ticarete konu olacağı günler, henüz tam olarak gelmedi, çünkü çalışmaların çoğu şimdilik araştırma safhasında.

    Uzay turizmi
    Her ne kadar fütüroloji uzmanları, 1950’lerden beri ticari uzay gezileri için ‘eli kulağında deseler de ticari uzay gezisi pazarı, halen bir avuç milyarderle kısıtlı (Rus malı bir Soyuz uzaygemisiyle uluslararası bir uzay istasyonuna gitmenin bedeli, şu anda 30 milyon dolar civarlarında). Word ile Excel’in yaratıcısı ve Microsoft’un kurucu ortaklarından Charles Simonyi, geçen nisan ayında dünyanın beşinci uzay turisti olma şansını yakaladı. Ancak şu anda uzay turizmi pazarını daha geniş kitlelere ulaştırmaya karar verdiğini açıklayan birkaç grup var.

    Eski bir NASA araştırmacısı olan Eric Anderson tarafından 1997’de kurulmuş Space Adventures, daha şimdiden 120 milyon dolar değerinde uzaya uçuş bileti satmış ve iki adet uzay limanına 500 milyon dolarlık yatırım yapmış durumda. Aya ilk özel yolculuğu 2009’da gerçekleştirmeyi planlıyor. Şimdilik takriben 30 civarında şirket, bir şekilde kendi aralarında birleşmiş durumda ve ticari uzay yolculuğunun geliştirilmesi çalışmalarını ortaklaşa yürütüyorlar. Aralarında Japon Spacetopia, James Benson’ın Benson Space Company ve 2004 Eylül’ünde düşük fiyatlı uzay uçuşları sunma planları olduğunu duyuran Richard Branson’un Virgin Galactic’i de var. Branson, oğlu ve diğer direktörleriyle birlikte, 5 Aralık’ta, Virgin Galactic’in yörüngeden çıkmasını sağlayacak SpaceShipTwo’nun uçurulmasıyla ilgili bir uzay eğitim kursunu tamamladı. Virgin Galactic, kendi web sitesinde (www.virgingalactic.com) 2009 uçuşları için rezervasyon kabul etmeye başladı bile. 2007 Kasım itibariyle, saatte ortalama 2 bin 500 mil hızla gidecek ve 85 mil yüksekliğe ulaşacak SpaceShipTwo uçuşları için hemen hemen 200 bilet satılmış durumda.


    e-Ödeme şirketlerinin hisselerini almak
    Internet ekonomisinin baş döndürücü bir hızla büyümesiyle birlikte internet dolandırıcılığı da olağanüstü boyutlarda artarak, yıllık 3 milyar dolara çıktı. Bu durumda dolayısıyla PayPal ve CyberSource gibi güvenli ödeme sistemleri sunan hizmet şirketlerine olan talebin patlamasına yol açtı. PayPal, kurulduğu tarihin üzerinden henüz dört yıl bile geçmeden internet üzerinden açık arttırma yapan eBay tarafından 2002’de 1.5 milyar dolar bedelle satın alındı. PayPal’ın şu anda 150 milyondan fazla müşterisi var. Yarısı Dow Jones Industrial Average Endeksine dahil olan yaklaşık 220 bin şirketle birlikte Google ve Yahoo! da CyberSource isimli bir şirketin ödeme servislerini kullanıyor. Genel müdürlük binası, Kaliforniya, Mountain View’da bulunan CyberSource, 2007’de ABD’nin en hızlı büyüyen şirketlerinden biriydi ve hisselerinin fiyatı geçen eylül ayında 11 doların biraz üzerindeyken, Aralık’ta 16 dolara yükseldi. CyberSource, 1 Kasım 2007’de satın aldığı Authorize.net ile birlikte 2006’da e-ticaret alanında toplam değeri 65 milyar dolar eden 1.1 milyar alışveriş işlemini inceledi. CyberSource 2007’nin son çeyreğinde 8 milyon dolar net kâr elde edeceğini tahmin ediyor. CyberSource ayrıca British Airways, Hewlett-Packard, Londra Metrosu, Home Deposit gibi dünya çapında 190’dan fazla piyasada faaliyet gösteren ve müşterileri olan blue-chip şirketleriyle de sözleşme imzalamış durumda. İlk web tabanlı ödeme sistemini henüz 2003’te piyasaya sürmüş bir şirket için hiç de fena sayılmaz, değil mi?

    Blogcu ile yapıldı