Dişi Ajdar
Yılların Sevtap Parman'ından Ajdar'ı kıskandıracak "Que sera sera" yorumu. "when i was just a little girl i asked my mother, what will i be? will i be pretty, will i be rich here's what she said to me. que sera, sera, whatever will be, will be the future's not ours, to see que sera, sera what will be, will be."
Hülya Avşar, annesi, kardeşi Helin ve 5 arkadaşıyla hamam sefası yaptı.
Sarıyer’deki tarihi hamama yiyecekler getirten sanatçı, annesi ve kardeşiyle şarkılar söyledi. Avşar’ın, akciğer kanseri tedavisi gören annesinin isteği üzerine bu organizasyonu yaptığı öğrenildi.
Muhabirlik döneminde Dünya Kupası için Fransa'ya giden Acun Ilıcalı'nın bu numarasına çok güleceksiniz
Acun Ilıcalı, muhabirlik hayatındaki şok bir olayı anlattı. Dünya Kupası için Fransa’ya giden Ilıcalı, bir arkadaşının doğumgünü için Türkiye’ye döndüğü halde canlı yayında Paris’teymiş gibi nasıl numara yaptığını anlattı
1998 yılında Dünya Kupası için Fransa’ya giden Acun Ilıcalı, yaptığı bir oyunun canlı yayına nasıl yansıdığını anlatınca ekran başındakileri çok güldürdü. Ilıcalı, bu olayı şöyle aktardı:
"Paris üzerime üzerime geliyordu. Kız arkadaşım vardı o dönemde. Yalnız bir parantez açayım sonra da evlendim. Yani bu hayırlı bir iş. Doğumgünü vardı. Arkadaşım Esat aradı. ’Zeynep’e bir süpriz doğumgünü partisi yapıyoruz’ dedi. Ben de sevindim ’Süper’ dedim. ’Süpriz sensin abi’ dedi. ’Bir günlüğüne gel, kıza sürpriz yap, ondan sonra dönersin’ dedi. O arada ben her akşam Show Spor’a cep telefonuyla bağlantı yapıyordum. ’Gel burdan bağlan. Yazıyor mu telefonda, şu anda Acun Fransa’da diye’ dedi. Ben de gözümü kararttım, tamam dedim atladım uçağa geldim. Yaşgünü, ben girdim içeriye, herkes çok mutlu falan. Akşam ben yayına bağlanmadan yarım saat önce beni aradılar. ’Birazdan sana bağlanacağız’ dediler. ’Tamam, hazırım’ dedim. Brezilya çeyrek finaldeydi. Bana ’Hemen Champs-Elysees’ye git, Brezilya’lı taraftarların arasına gir, bize ordan güzel bir yayın yap’ dendi. ’Tabi abi, saygılar’! Kadıköy Moda’dayım. Nerden bulacağım Brezilya taraftarlarını. Bizim çocuklar ’Sen merak etme biz bağırırız Brazil, Brazil diye’ dediler. ’Bu iş sakat olursa biterim’ dedim. Karşımda da Öztürk Pekin var. En ufak bir falso olmaması lazım.
Evde 15-20 kişi var. Koroyu kurdum. Bağıracaklar ’Brazil, Brazil’ diye. Dedim ki ’Ben elimle hareket yapınca siz bağırın’. Bağlantı başladı. Brezilya çeyrek finalde, Champs-Elysees’de Brezilya’lı taraftarların sesleri dendi, ben elimle işaret verdim. Bizimkilerin tezahüratı lay lay lay lay...diye Neşe Karaböcek’in şarkısıyla. Ben bir yandan anlatıyorum, çeyrek final oldu, şu oldu, bu oldu diye, elimle de ’yapmayın’ diye işaret ediyorum. Ama beni bitirdiniz demek istiyorum o hareketle. Bizimkiler bu hareketten ’Sesimiz az çıkıyor, Acun’a yardımcı olamadık, evi inletelim de yüz akıyla bağlantı yapsın’ diye anlıyorlar. Ev ’lay lay lay lay’ diye inlemeye başladı. Tek çare koşmak diye düşündüm. Koridorda koşuyorum, bizimkiler de peşimde. En son kendimi banyoya attım. Bir şeyler söyledim ama ne dediğimi bile hatırlamıyorum. 2 dakikalık bağlantı benim ömrümden rahat bir 2 sene götürdü."
Canlı yayın sırasında İstanbul’daki stüdyoda spor haberlerini sunan Öztürk Pekin’in arkadan gelen sesleri duyduktan sonraki tepkisini de Ilıcalı şöyle anlattı:
"Öztürk ağbi orada bir laf soktu. ’Samba yapıyorlar herhalde’ dedi. Ben de ’Evet samba yapıyorlar, eğleniyorlar’ dedim ama lay lay lay diyen tipler. O gün kovulmadım ya Show TV’den, o yüzden herhalde beni hiç atmazlar"
Cennette hangi dilin konuşulacağını açıklayan Bugün Gazetesi yazarından ikinci bomba.
26.02.2008 20:47 Cennette hangi dil konuşulacak yazısı ile büyük ilgi çeken Bugün Gazetesi yazarı Mehmet Paksu bu kez kıyamet alametlerine değindi. İşte Paksu'dan yine çok konuşulacak bir yazı daha:
"Hocam, kıyamet alametlerinin yüzde kaçı görülmüştür? Bu alametler hakkında bilgi verir misiniz?" Kıyamet, bu imtihan meydanının kapanması ve dünyanın sonunun gelmesidir. Kıyametin nasıl kopacağı, dünyanın nasıl alt üst olup darmadağın olacağı da Kur'ân'da çok dehşetli sahneler halinde genişçe anlatılır. Kıyametin ne zaman kopacağını ise Kur'ân, Allah'ın bilgisine havale eder. (Lokman Suresi, 34.)
CENNETTE HANGİ DİL KONUŞULACAK?
Nasıl ki, küçük kıyamet olan insanın ölümünden önce saçı aklaşır, beli bükülür, yüzü gözü kırışırsa, dünyanın ölümü sayılan büyük kıyamet kopmadan önce de çok sayıda alametleri ortaya çıkar. Bu alametlerin ne zaman ve nasıl ortaya çıkacağını da Kur'ân şöyle dile getiriliyor: "Kıyametin âniden başlarına gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onun alametleri şimdiden gelmiştir. Kıyamet koptuğunda ibret almaları neye yarar?" (Muhammed Suresi, 18.)
Kıyametin birkaç büyük alametini âyetlerde bulmak mümkün, ama çoğunu Peygamberimiz haber veriyor. Kıyamet alametleri hadis kitaplarında bütün ayrıntılarıyla anlatılırken, küçük ve büyük alametler olarak iki sınıfta incelenir. Birinci sınıfta yer alan küçük alametlerin neredeyse çoğunun çıktığını fark ederiz ki, buna göre dünyanın fazla bir ömrünün kalmadığı kanaatine varırız.
Küçük alametlerin bir kısmı şöyle sayılır: İlim ortadan kalkacak, cehalet yerleşecek. Sarhoşluk veren içkiler yaygınlaşacak. Çobanlar zenginleşerek bina yapımında yarışacaklar. Adam öldürme olayları ve fitne artacak. Elli kadına bir erkek düşecek derecede kadın nüfusu çoğalacak. Kadınlar sosyal konum açısından ön plana çıkarılacak. Kadınlar erkeklere benzemeye çalışacak.
Erkekler erkeklerle, kadınlar da kadınlarla yetinecekler. Zina açıkça işlenir hale gelecek. Kötülük ve fuhuş yayılacak. Açıklık yayılacak, hayâsızlık çoğalacak. İnsanlar hayatlarından bıkarak ölülere imrenecek. Allah Allah diyecek kimse kalmayacak. Geceyle gündüz birbirine eşit hale gelerek kıyametin kopuş zamanı yaklaşacak.
Camiler süslenecek, ama ibadete önem verilmeyecek. Cihad ve irşad faaliyetleri terk edilecek. Sadece din dışı ilimler öğrenilecek. Kur'ân'ın önemi insanlar tarafından unutulacak. Namaz kılınmayacak. Emanete riayet edilmeyecek. Ebeveyne isyan edilip beyler hanımlarının emrine girecek. Toplumlar geçmişlerine lanet okuyacak. Seviyesiz ve şahsiyetsiz kişiler yönetici olacak.
Yöneticiler insanlara zulmedecek. Liderliğe elverişli kimseler azalacak. Şerrinden korkulan kimselere itibar edilecek. Fâsıklar toplumun efendisi haline gelecek. Ahmak ve alçak insanlar dünyanın en mutlu insanları olacak. Ticareti dürüst olmayan kişilerin ele geçirecek. Yalancılar tasdik edilip doğru konuşanlara itibar edilmeyecek. Yıldız falına inanılacak. Ani ölümler çoğalacak. Cahiller ve dürüst olmayan sûfiler türeyecek. Akrabalık bağı kesilecek. Kitapların sayısı artacak. Gasp olayları çoğalacak...(TDV İslam Ansiklopedisi, "Kıyâmet Alâmetleri" maddesi) Kıyametin büyük alametlerini de bir başka yazımızda ele alalım.
"Hocam, kıyamet alametlerinin yüzde kaçı görülmüştür? Bu alametler hakkında bilgi verir misiniz?" Kıyamet, bu imtihan meydanının kapanması ve dünyanın sonunun gelmesidir. Kıyametin nasıl kopacağı, dünyanın nasıl alt üst olup darmadağın olacağı da Kur'ân'da çok dehşetli sahneler halinde genişçe anlatılır. Kıyametin ne zaman kopacağını ise Kur'ân, Allah'ın bilgisine havale eder. (Lokman Suresi, 34.)
Nasıl ki, küçük kıyamet olan insanın ölümünden önce saçı aklaşır, beli bükülür, yüzü gözü kırışırsa, dünyanın ölümü sayılan büyük kıyamet kopmadan önce de çok sayıda alametleri ortaya çıkar. Bu alametlerin ne zaman ve nasıl ortaya çıkacağını da Kur'ân şöyle dile getiriliyor: "Kıyametin âniden başlarına gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onun alametleri şimdiden gelmiştir. Kıyamet koptuğunda ibret almaları neye yarar?" (Muhammed Suresi, 18.)
Kıyametin birkaç büyük alametini âyetlerde bulmak mümkün, ama çoğunu Peygamberimiz haber veriyor. Kıyamet alametleri hadis kitaplarında bütün ayrıntılarıyla anlatılırken, küçük ve büyük alametler olarak iki sınıfta incelenir. Birinci sınıfta yer alan küçük alametlerin neredeyse çoğunun çıktığını fark ederiz ki, buna göre dünyanın fazla bir ömrünün kalmadığı kanaatine varırız.
Küçük alametlerin bir kısmı şöyle sayılır: İlim ortadan kalkacak, cehalet yerleşecek. Sarhoşluk veren içkiler yaygınlaşacak. Çobanlar zenginleşerek bina yapımında yarışacaklar. Adam öldürme olayları ve fitne artacak. Elli kadına bir erkek düşecek derecede kadın nüfusu çoğalacak. Kadınlar sosyal konum açısından ön plana çıkarılacak. Kadınlar erkeklere benzemeye çalışacak.
Erkekler erkeklerle, kadınlar da kadınlarla yetinecekler. Zina açıkça işlenir hale gelecek. Kötülük ve fuhuş yayılacak. Açıklık yayılacak, hayâsızlık çoğalacak. İnsanlar hayatlarından bıkarak ölülere imrenecek. Allah Allah diyecek kimse kalmayacak. Geceyle gündüz birbirine eşit hale gelerek kıyametin kopuş zamanı yaklaşacak.
Camiler süslenecek, ama ibadete önem verilmeyecek. Cihad ve irşad faaliyetleri terk edilecek. Sadece din dışı ilimler öğrenilecek. Kur'ân'ın önemi insanlar tarafından unutulacak. Namaz kılınmayacak. Emanete riayet edilmeyecek. Ebeveyne isyan edilip beyler hanımlarının emrine girecek. Toplumlar geçmişlerine lanet okuyacak. Seviyesiz ve şahsiyetsiz kişiler yönetici olacak.
Yöneticiler insanlara zulmedecek. Liderliğe elverişli kimseler azalacak. Şerrinden korkulan kimselere itibar edilecek. Fâsıklar toplumun efendisi haline gelecek. Ahmak ve alçak insanlar dünyanın en mutlu insanları olacak. Ticareti dürüst olmayan kişilerin ele geçirecek. Yalancılar tasdik edilip doğru konuşanlara itibar edilmeyecek. Yıldız falına inanılacak. Ani ölümler çoğalacak. Cahiller ve dürüst olmayan sûfiler türeyecek. Akrabalık bağı kesilecek. Kitapların sayısı artacak. Gasp olayları çoğalacak...(TDV İslam Ansiklopedisi, "Kıyâmet Alâmetleri" maddesi) Kıyametin büyük alametlerini de bir başka yazımızda ele alalım.
Swarovski taşlar kullanarak tasarladığı iç çamaşırı ve transparan kıyafetleri ile konuşulan Ebru Yener şimdi de swarovski taşlarla işlediği haşemalar ile gündemde..
Swarovski taşlar ile tasarladığı iç çamaşırları ve transparan kıyafetleri ile tanınan modacı Ebru Yener bu yıl da tesettürlü hanımlar için kolları sıvadı. Bir tekstil firmasıyla anlaşan Yener yine swarovski taşları kullanarak tasarladığı haşemalar ile bu yaz plajlarda tesettür şıklığı estireceğini söylüyor. Firma swarovski taşlı plaj kıyafetlerine haşemadan esinlenerek 'wotema' adını verdi. Bir yıldır bu koleksiyon üzerinde çalışan Yener'in 36-44 beden arası hanımlar için hazırladığı 20 ayrı haşema modeli arasında leopar desenli olanlar öne çıktı.
DUBAİ’DEN TANGA SİPARİŞİ
Ebru Yener, “Tesettür mayosuna ‘Haşema’ diyorlar, aslında haşema bir firma markasıdır. Ben de Wotema ismini buldum. Daha önceki haşemaların görüntüsü bence çok kötüydü. Bu yüzden madem böyle bir gerçek var neden bunu güzelleştirmeyelim diyerek yola çıktık. Tesettüre olan bakış açısını yumuşatan bir kıyafet oldu” diye konuştu. İslami kesimin daha çok iç çamaşırı talebinde bulunduğunu ifade eden Yener, bunun bir örneğinin de Duabi’de yaşandığını anlattı. Yener, Dubaili Şeyhlerin eşlerinin kendisinden tanga tasarlamasını istemelerinden dolayı çok şaşırdığını söyledi.
Defilesi iptal
Yener geçen yıl da Dubai şeyhlerinin eşleri için iç çamaşırı ve mayo tasarlamış ancak son anda defilesi iptal olmuştu. Yener haute couture tasarımlara ağırlık veriyor.
Avrupa'daki önemli bilimsel dergiler arasında yer alan European Heart Journal Dergisi'nin son sayısında, evi havaalanına yakın ya da işlek cadde üzerinde olanların hipertansiyon hastası olmaya aday oldukları belirtildi.
Avrupa Kardiyologlar Cemiyeti tarafından çıkarılan European Heart Journal Dergisi'nde, Oxford Üniversitesinden bir bilim adamının imzasını taşıyan makalede, çarpıcı bir araştırmaya yer verildi.
Söz konusu araştırmada, 140 gönüllü üzerinde yapılan çalışmada gürültünün kan basıncı artışı üzerine etkisi araştırıldı. Havaalanına yakın evlerde veya işlek bir cadde üzerinde oturanlarda, uyku sırasında 15 dakika aralıklarla kan basıncı ve yatak odalarındaki gürültü ölçümü yapıldı.
Uçak ve araç gürültüsünün uykudaki insanların kan basıncında anlamlı yükselmeye yol açtığı tespit edildi.
En az 5 yıl süre ile havaalanına yakın bir yerde veya işlek bir cadde üzerinde ikamet edenlerde beyin kanaması, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi ciddi rahatsızlıklara yol açabilen hipertansiyonun ortaya çıkma ihtimalinin, büyük oranda arttığı tespit edildi.
Üstsüz
dj Niki Belucci, Taksim'de sahneye çıktı. Gecenin en ilginç olayı ise,
Belucci�nin bulunduğu platformun bira kasalarıyla yükseltilmesi oldu.
Kabinin önündeki yükselti nedeniyle izleyiciler Belucci�yi göremeyince,
ünlü DJ programını iki bira kasasının üzerine çıkarak sürdürdü. Düşme
tehlikesi de atlatan DJ, performansıyla tam puan aldı.
İngiliz basını camları kurşun geçirmez malikânenin bir 'ev
sıcaklığı' içermediğini öne sürdü. 'Zevksiz döşenmiş' denilen
malikânede 12 kişilik bir Türk hamamı da var.
İngiliz The Daily Mail gazetesi, Londra'da 50 milyon sterline alıcı bulan 'Toprak Malikânesi'nin dekorasyonunu yerden yere vurdu
Türk işadamı Halis Toprak'ın İngiltere'nin başkenti Londra'da bulunan
"Toprak Malikânesi"nin 50 milyon sterline satılmasının yankıları
sürüyor.
İngiliz The Daily Mail gazetesindeki bir makalede, malikânenin yer
aldığı The Bishop's Avenue'nün Londra'nın en pahalı caddesi olduğu
belirtilerek, "Bu caddeye yapılan bir ziyaret ortaya koyuyor ki,
paranın satın alamadığı tek şey zevk" yorumunda bulunuldu.
Malikânenin mutfağından alınan bir fincan çayı üst kattaki oturma
odasına taşımanın 10 dakika aldığına işaret edilen yazıda, binanın bir
"ev sıcaklığı" içermediği öne sürüldü. "Ancak bu durum, belli ki eve 50
milyon sterlin ödeyen Kazakistanlı işkadını Horelma Peramam'ı hiç
rahatsız etmedi" denildi.
Çayı götürmek 10 dakika
The Sunday Times gazetesi de önceki gün, yeni sahiplerinin Toprak
Malikânesi'ni "çok küçük ve modası geçmiş" bulduklarını, ancak "Bu
fiyata da ancak bu kadar olur" mantığıyla alımı yaptıklarını yazmıştı.
Times da evin dekorasyonunun "olması gerektiği gibi olmadığını"
savunurken, eski sahiplerinin yapımının tamamlandığı 2000'den bu yana
evde ancak bir hafta yaşadıklarını hatırlattı.
Milyonlarca insan, ekstrem noktalardan bile görüntü aktarabilen kameralar sayesinde bilgisayarını tatil merkezi gibi kullanıyor.
Dört yıl önce Türkiye’ye gelir gelmez edindiğim Sony Ericsson P900
telefonumun o günlerde en sevdiğim özelliği, yardımcı bir program
aracılığıyla internet kameralarından aldığı görüntüyü monitöründen bana
aktarabilmesiydi. O günlerde New York’ta fırtına vardı. Times
Meydanı’nın bir noktasında kurulu webcam’in aldığı rüzgârda uçmamak
için direklere sarılan adamların, kadınların görüntülerini rahat
koltuğumdan izlemek oldukça eğlenceliydi. Artık webcam’ler iyice
yaygınlaştı. Dalgalara binin, kendinizi bayır aşağı bırakın. Para,
zaman ve planlama gerektirmeyecek bir şekilde ofis masanızda sanal bir
tatil yapın. İnternetten yayın yapan kameralar için kullanılan bir
terim olan webcam’ler, dünyanın dörtbir yanındaki internet
kullanıcılarına hayvanat bahçelerindeki ''pinekleme ikonları'' olan
pandaları gerçek zamanlı, naklen izletmekten çok daha fazlasını vaat
ediyor. İnternetten
yayın yapan bir milyondan fazla webcam bulunuyor. Bu kameralardan bir
kısmı, canlı görüntüyü ancak bilgisayarınıza kuracağınız program
aracılığıyla izlemenize imkan tanıyor. Hawaii dalgalarımauiwindcam.com/streaming/ Bu
kamera aracılığıyla Maui’nin kuzey sahilindeki resiflerde dalgaları
yakalayabilirsiniz. İki webcam, dünyaca ünlü rüzgâr sörfü alanları olan
Yukarı Kanaha ve Kamp Bir’den naklen yayın yapıyor. Profesyonel rüzgâr
sörfçüleri hazırlıklarını ve eğitimlerini kameranın sağ tarafında
yapıyor.Günün karanlık saatlerinde önceki aydınlık 12 saatin tekrar
yayını var.
Times Squareearthcam.com/usa/newyork/timessquare/ Gece
kuşları için olabilecek en güzel webcam’lerden 20 tanesi bu adresten
yayın yapıyor. 7/24 canlı yayın yapan New York, Times Meydanı
kameralarından biri, ''Dünyanın Kavşağı'' diye tanımlanan 46. Cadde ile
Broadway’in kesiştiği noktayı bilgisayar monitörünüze getiriyor.
Kullanıcı isterse görüntüye zum da yapabilir. Önemli bir webcam
kuruluşu olan Earthcam’in Times Meydanı’nda 20 kamerası bulunuyor, ki
bunlardan dördü Hawaiian Tropic Zone Restaurant, Bar&Lounge’da.
Afrika'da safarinationalgeographic.com/ngm/wildcamafrica/ Afrika
ülkesi Bostwana’da koruma altına alına Mashatu Parkı’nda sanal safari
imkânı tanıyan bu kamera, bir su kaynağı başında susuzluklarını gideren
aslan, kaplan, ayı, geyik ve diğer hayvanları aktarıyor. Canlı izlemeye
başlamadan önce birkaç reklam görmek zorundasınız.
Akvaryumun içinde http://www.earthcam.com/oceantank.php Earthcam’in
en çok izlenen 25 kamerasından biri olan webcam, köpekbalıkları, yılan
balıkları, kaplumbağalar da dahil olmak üzere deniz yaşamını ayrıntılı
bir şekilde aktarıyor. Kamera, Boston’daki New England Akvaryumu’ndaki
dört katlı dev okyanus tankını gözetliyor. Balıklara yem atılan
saatleri neaq.org adresinden takip
edebilirsiniz. Görüntünün üzerine çift tık, monitörünüzün tam ekran bir
akvaryuma dönüşmesini sağlayabilir. Akşamları akvaryumun ışıkları
kapatılıyor.
Dalgıçlar için breathebonaire.com Giysi,
BC, regülatör, ve ağırlıklarla uğraşmadan Hollanda Antilleri’ndeki
Bonaire Ulusal Deniz Parkı’nda dalmaya ne dersiniz? 15 metre
derinlikteki megapiksel kamera mercan resifini gözetliyor. Görüntünün
ne kadar zamanda bir tazeleneceğini siz belirliyorsunuz. Kayakçılar için skisugar.com/sugarlive/smrbase.phtml Kuzey
Carolina’daki Sugar Mountain Kayak Merkezi’nden yayın yapan bu kamera
objektifini yeni başlayanların tercih ettiği rampaya odaklıyor. Önünde
usta kayakçıların fink attığı zirve kamerası için skisugar.com/sugarlive/
index-summit.phtml adresine göz atın. Çift klik, tam ekran bir sanal
kayak deneyimi için şart. Saat 22.00’de ışıklar kapatılıyor. Birçok
kayak merkezinden yayın yapan webcam bulunuyor. Favori merkeziniz için
internete bir göz atın.
The Banker dergisinin hazırladığı ve 100'e 1000 veren cin fikirli işler
listesi bu haftaki Ekonomist Dergisi'nde yayınlandı.Araştırmada
başlangıç sermayesi son derece küçük olmasına rağmen alınan sonucun ne
kadar şaşırtıcı olduğu gözler önüne serilirken, doğru zamanda
fırsatları görmenin ve riski göze almanın önemi de vurgulanıyor.
Sınırsız getiri potansiyelleri olan cin yatırım kararlarını
bulabileceğiniz en cazip 10 alanın belirtildiği araştırmada bu
alanların yüksek riskler taşıdıklarına da dikkat çekiliyor. İşte
gelecek vaadeden yatırım alanları...
Yeni gelişen ilaçlarla ilgili araştırmalar
İlaç endüstrisi; basit kimyasal bileşimlerden yapılan geleneksel
ilaçların yerlerini karmaşık biyo ilaçlara bırakmasıyla, önemli bir
devrim aşamasına gelmiş durumda. İlaçlar bir gün pekâlâ insanların
genetik kodlarına ve tıbbi sağlık durumlarına göre özel olarak üretilir
hale gelebilir.
Burada asıl sorun ise tıbbi açıdan faydalı olabilecek moleküler
bileşimlerin bulunması ve belirli koşullara uyum gösterebilecek genetik
helezonların tanımlanması çabasının, doğası gereği başarı şansının
milyonda bir olmasıdır.
Bu yüzden de çığır açacak yeni bir ilaca hangi
ilaç araştırmasının önderlik edeceğini kestirmek, samanlıkta iğne
aramaktan farksızdır.
Günümüzdeki ilaçların çoğu yaklaşık 500 kadar moleküler gruplanmaya
kilitlenmiştir. İnsan genlerinin yeni bir ilaca karşı nasıl tepki
vereceğiyle ilgili araştırmaların, binlerce çok daha kullanışlı aktif
moleküler bileşimlerin keşfedilmesine önderlik edeceği umuluyor. Yani
eğer girişiminizi riske atabilecek kadar hazırlıklıysanız o zaman yeni
ilaç araştırmalarına yatırım yapmaktan daha iyi bir iş bulamazsınız.
Örneğin, merkezi sinir sistemindeki anormallikleri tedavi etmekte
kullanılan terapatik bileşenlerin geliştirilmesinde uzmanlaşmış, Geneva
merkezli Addex Pharmaceuticals, 2002’nin Mayıs ayında kurulmuştu.
Sadece beş yıl sonra, 2007 Mayıs’ında SWX Swiss Exchange’de halka ilk
arzını gerçekleştirdiğinde, piyasa değerini 111 milyon dolara
yükseltmeyi başardı.
Biyomaddeler ve ilgili medikal cihazlar
Hastalıklarla mücadele etme yöntemlerimizi değiştiren medikal hizmetler
sektöründeki bir diğer segment de ameliyatlarda kullanılan biyolojik
maddelerle ilgili araştırmalardır. Kısaca biyomadde olarak bilinen bu
biyo uyumlu maddeler, canlı insan dokularının naklinde kullanılırlar.
Bu doğal ya da sentetik maddeler, kendilerine benzer kompozisyonlara
sahip canlı insan dokularının özelliklerini ve kompozisyonlarını taklit
ederler ve çoğunlukla medikal cihazlar ile gerçek insan dokusu arasında
bir köprü kurulması amacıyla kullanılırlar.
İnsan eliyle yapılan cihazlar, atıl implant’ların (yani nakledilen
organ veya dokuların) biyomaddeler ile kaplanmasıyla, artık insan
biyolojisiyle daha etkin bir şekilde iletişim kurmaya başladılar.
Araştırmacılar, medikal cihazlara biyoaktif bir yüzey kazandırabilmek
için atıl maddelerle eşleşebilecek özel proteinler geliştirdiler.
Örneğin, suni kalçaların dış kaplamalarında daha şimdiden bu türden bir
biyomadde kullanılıyor. İnsan eliyle yapılan bir malzeme olan kalsiyum
hidroksilapatit de suni kalçalarda kemiklerin yerine kullanılarak,
cerrahların canlı kemiklere insan eliyle yapılan implant’ları
yerleştirmesine yardımcı oluyor.
Gelecek 10 yıl içerisinde, biyomaddelerin geliştirilmesiyle ilgilenen
şirketler, dünyanın en hızlı büyüyen şirketleri olabilirler.
Ameliyatlarda kullanılan insan eliyle yapılmış dokular alanında
uzmanlaşmış ve Nasdaq endeksine dahil bir biyomadde şirketi olan
LifeCell, sadece bu yıl bile toplam gelirlerini yüzde 35 oranında
artırmayı başardı.
Ancak biyomaddelerin ticarete konu olacağı günler, henüz tam olarak
gelmedi, çünkü çalışmaların çoğu şimdilik araştırma safhasında.
Uzay turizmi
Her ne kadar fütüroloji uzmanları, 1950’lerden beri ticari uzay
gezileri için ‘eli kulağında deseler de ticari uzay gezisi pazarı,
halen bir avuç milyarderle kısıtlı (Rus malı bir Soyuz uzaygemisiyle
uluslararası bir uzay istasyonuna gitmenin bedeli, şu anda 30 milyon
dolar civarlarında). Word ile Excel’in yaratıcısı ve Microsoft’un
kurucu ortaklarından Charles Simonyi, geçen nisan ayında dünyanın
beşinci uzay turisti olma şansını yakaladı. Ancak şu anda uzay turizmi
pazarını daha geniş kitlelere ulaştırmaya karar verdiğini açıklayan
birkaç grup var.
Eski bir NASA araştırmacısı olan Eric Anderson
tarafından 1997’de kurulmuş Space Adventures, daha şimdiden 120 milyon
dolar değerinde uzaya uçuş bileti satmış ve iki adet uzay limanına 500
milyon dolarlık yatırım yapmış durumda. Aya ilk özel yolculuğu 2009’da
gerçekleştirmeyi planlıyor.
Şimdilik takriben 30 civarında şirket, bir şekilde kendi aralarında
birleşmiş durumda ve ticari uzay yolculuğunun geliştirilmesi
çalışmalarını ortaklaşa yürütüyorlar. Aralarında Japon Spacetopia,
James Benson’ın Benson Space Company ve 2004 Eylül’ünde düşük fiyatlı
uzay uçuşları sunma planları olduğunu duyuran Richard Branson’un Virgin
Galactic’i de var.
Branson, oğlu ve diğer direktörleriyle birlikte, 5 Aralık’ta, Virgin
Galactic’in yörüngeden çıkmasını sağlayacak SpaceShipTwo’nun
uçurulmasıyla ilgili bir uzay eğitim kursunu tamamladı. Virgin
Galactic, kendi web sitesinde (www.virgingalactic.com) 2009 uçuşları
için rezervasyon kabul etmeye başladı bile. 2007 Kasım itibariyle,
saatte ortalama 2 bin 500 mil hızla gidecek ve 85 mil yüksekliğe
ulaşacak SpaceShipTwo uçuşları için hemen hemen 200 bilet satılmış
durumda.
e-Ödeme şirketlerinin hisselerini almak
Internet ekonomisinin baş döndürücü bir hızla büyümesiyle birlikte
internet dolandırıcılığı da olağanüstü boyutlarda artarak, yıllık 3
milyar dolara çıktı. Bu durumda dolayısıyla PayPal ve CyberSource gibi
güvenli ödeme sistemleri sunan hizmet şirketlerine olan talebin
patlamasına yol açtı. PayPal, kurulduğu tarihin üzerinden henüz dört
yıl bile geçmeden internet üzerinden açık arttırma yapan eBay
tarafından 2002’de 1.5 milyar dolar bedelle satın alındı. PayPal’ın şu
anda 150 milyondan fazla müşterisi var.
Yarısı Dow Jones Industrial Average Endeksine dahil olan yaklaşık 220
bin şirketle birlikte Google ve Yahoo! da CyberSource isimli bir
şirketin ödeme servislerini kullanıyor. Genel müdürlük binası,
Kaliforniya, Mountain View’da bulunan CyberSource, 2007’de ABD’nin en
hızlı büyüyen şirketlerinden biriydi ve hisselerinin fiyatı geçen eylül
ayında 11 doların biraz üzerindeyken, Aralık’ta 16 dolara yükseldi.
CyberSource, 1 Kasım 2007’de satın aldığı Authorize.net ile birlikte
2006’da e-ticaret alanında toplam değeri 65 milyar dolar eden 1.1
milyar alışveriş işlemini inceledi. CyberSource 2007’nin son çeyreğinde
8 milyon dolar net kâr elde edeceğini tahmin ediyor.
CyberSource ayrıca British Airways, Hewlett-Packard, Londra Metrosu,
Home Deposit gibi dünya çapında 190’dan fazla piyasada faaliyet
gösteren ve müşterileri olan blue-chip şirketleriyle de sözleşme
imzalamış durumda. İlk web tabanlı ödeme sistemini henüz 2003’te
piyasaya sürmüş bir şirket için hiç de fena sayılmaz, değil mi?