GÜNCEL
HABERLER
BURADA



GÜNCEL
HABERLER
BURADA

Linkler

  • Rehberturk.info
  • Müzik klipleri
  • Türk Portal
  • Bikini Foto
  • Bilgiturk
  • Magazin Rüzgarları
  • Blog-türk
  • Msn Türk adress
  • Müzik seyret dinle
  • Türk futbolu
  • Türk Arama motoru
  • Sağıroda FOTO
  • Adres Bankası
  • Para Kredi
  • Klip Türk
  • Gizli kamera
  • KeyifliBlog
  • Video


    Dişi Ajdar
    Yılların Sevtap Parman'ından Ajdar'ı kıskandıracak "Que sera sera" yorumu. "when i was just a little girl i asked my mother, what will i be? will i be pretty, will i be rich here's what she said to me. que sera, sera, whatever will be, will be the future's not ours, to see que sera, sera what will be, will be."



    New John West
    Fisherman and Bear Fight


    Arabesk filminden
    komikbir sahne


    Gösterelim anam!

    « Önceki |

    29/8/2007

    60.Hükümet açıklandı

    Atilla Koç,Osman Pepe,Abdulkadir Aksu yok...

    Başbakan Erdoğan saat 16.00'da daha önce Sezer için hazırladığı ancak Gül'e kalan liste ile Köşk'e çıktı...Başbakan Erdoğan Köşk'e sundu, Cumhurbaşkanı Gül onayladı. Ve işte yeni kabine....


    İŞTE 60’INCI HÜKÜMET

    Kabine 25 kişi
    9 Devlet Bakanlığı var 3 tanesi Başbakan yardımcısı

    Başbakan Yardımcıları ve Devlet Bakanları şöyle:
    - Cemil Çiçek
    - Hayati Yazıcı
    - Nazım Eren

    Diğer Devlet Bakanları:

    - Mehmet Aydın
    - Murat Başesgioğlu
    - Kürşad Tüzmen
    - Nimet Çubukçu
    - Mehmet Şimşek
    - Sait Yazıcıoğlu

    Dışişleri Bakanı
    Ali Babacan

    Adalet Bakanı
    Mehmet Ali Şahin

    Milli Eğitim Bakanı:
    Hüseyin Çelik

    İçişleri Bakanı

    Beşir Atalay

    Bayındırlık Bakanı
    Nafiz Özak

    Enerji Bakanı

    Hilmi Güler

    Maliye Bakanı

    Kemal Unakıtan

    Ulaştırma Bakanı
    Binali Yıldırım

    Çalışma Bakanı

    Faruk Çelik

    Sanayi ve Ticaret Bakanı
    Zafer Çağlayan

    Sağlık Bakanı
    Recep Akdağ

    Tarım Bakanı
    Mehdi Eker

    Çevre ve Orman Bakanı

    Veysi Eroğlu

    Milli Savunma Bakanı

    Vecdi Gönül

    Kültür Bakanı
    Ertuğrul Günay


    ERDOĞAN: GÜÇLÜ BİR KADROMUZ VAR


    Başbakan Erdoğan, 60. hükümeti açıklamadan evvel şu açıklamayı yaptı:

    Onaylanan listemizi size açıklamadan önce yeni dönemle ilgili bir değerlendirme yapacağım. Görev üstlendiğim tarihten itibaren değerlendirmelerimi en geniş şekilde yaptım. Yeni Bakalar Kurulu kadromuzu liyakata göre hazırladım. İsimleri hazırlarken geçen dönemin tecrübelerini göz önünde bulundurarak politikalarımızı devam ettirmeye çalıştım.
    Özgürlük ve refah birbirini besler.

    Yeni dönemde de daha çok özgürlük ve refah üretmek için çalışacağız.
    Atatürk’ün söylediği “Millete efendilik ancak ona hizmetle olur”

    Güçlü bir kadro oluşturduğumuza inanıyorum..

    7/7/2007

    İbrahim Tatlıses neler döktürdü neler...

    İbrahim Tatlıses bu kez izleyenlerin karşısına siyasetçi kimliği ile çıktı. Genç Parti'ten vekil adayı olan Tatlıses, Okan Bayülgen'in sunduğu "Bu sizi ilgilendiriyor" programına konuk oldu.

    Programın daha başında Tatlıses bir çam devirdi. Çevre sorunlarının tartışıldığı bölümde gündeme Kyoto Protokolü geldi. Tatlıses'ten gelen konuyla ilgili yorum "O ne ki..." oldu...

    Şarkıcı Tatlıses'in Kyoto'yu bilmemesi elbette mesele değil. Ancak
    milletvekili adayı olan bir ismin bu yanıtı vermesi, eksi

    KYOTO SÖZLEŞMESİ NEDİR?
    Küresel ısınmaya karşı alınacak önlemleri içeren uluslararası Kyoto Sözleşmesi 16 Şubat 2005 tarihinde resmen yürürlüğe girdi.
    Japonya'nın eski imparatorluk başkenti Kyoto'da Nisan 1997'de imzalanan ve şimdiye kadar 140 ülke tarafından onaylanan Uluslararası Kyoto iklim sözleşmesi, taraf ülkelerin sera etkisine yol açan gazların havaya karışmasını engelleyecek ya da azaltacak önlemler almasını gerektiriyor. Bu tür gazların en çok havaya karışmasına neden olan ülke ABD ise sözleşmeyi imzalamadı.
    Sözleşme, başta petrol olmak üzere fosil enerji kaynaklarının kullanımına kısıtlama getirilmesini gerektiriyor. 

    puan olarak hanesine yazıldı.

    Kyoto'dan bi-haber olan Tatlıses program boyunca da garip ifadeler kullandı.
    İşte İbrahim Tatlıses’in incileri:

    *"Ben halkiyatçıyım" (Ben halktanım demek isterken... (Halkiyat: Halk bilimi, folklor.)

    *"Ben Tatlıses lahmacun firması kurdum, 20 tane ile dağıttım. Reklama girmiyor değil mi, McDonalds falan dersem..." (Gülüşmeler)

    *"Ben jet turizmim, ben hiç uyumam ki..." (Siyaset ve müziği birlikte götürebilecek gücünün olduğunu söylemeye çalışırken...

    *"Arapça biliyorum, ana dilim olan Türkçe’yi biliyorum, biraz Almanca biliyorum..." (Bildiği dilleri sayarken...)

    *"Ben bu anketi anlayamıyorum, yani bunu sokaktaki insana mı soruyorlar?"

    *"Ben bir gece bir program yaptım, milyarlarca telefon aldım, ama program 19. oldu" (Reytinglerin doğru olmadığını anlatmaya çalışırken...)

    *"Bana lazım olan 12 kişi. 1 tane masör, 3 tane menajer, 2 tane şöför, 4 tane koruma, 1 tane yemeklere hizmet eden kişi. 12 kişi, benim ne işim var şirketlerle...) (Tatlıses, paragöz olsaydı 400 kişi çalıştırmayacağını kendisine 12 kişinin yeteceğini söylerken... Sayıların toplamı 11...)

    *"Doların başına döndü, miğdesi bulandı" (Cumhurbaşkanlığı tartışmalarının ekonomik etkilerini anlatırken...)

    4/7/2007

    ''Vur vur inlesin Tayyip dinlesin''

    Eskişehir mitinginde konuşan DP lideri Mehmet Ağar, 'İnsafsızca eleştirildik, bize iftira attılar, ayıp ettiler. Yıllardır ne zaman başları sıkışsa ilk çaldıkları kapı biz olmuşuzdur' dedi.

    Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Mehmet Ağar, ''Millet arasında olmayan bir bölünmenin, siyaset yoluyla millete dayatılmasına sonuna kadar karşı çıkacağız'' dedi. Ağar, partisince Eskişehir'de düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, birilerinin ''terörle mücadeleyi ABD'ye havale etmek istediğini, ancak onun altında kaldığını'' savundu.

    ''Birileri de çok hiddetlenip bağırınca terörle mücadele olur zannediyor'' diyen Ağar, ''Siz hepiniz evde uyurken, yemek yerken ben dağda, bayırda, ovada göğsümü siper ettim'' diye konuştu. Türkiye'nin her dağını, ovasını, mezraasını, sokağını, yöresini nokta nokta bildiğini dile getiren Ağar, ''Türkiye'nin üzerine gelecek tehlikelerin arkasında hangi güç varsa, onun arkasında ne varsa, gölgenin arkasındaki gölgenin hesabını benden başka bilen varsa çıksın istediği televizyonda tartışalım'' dedi.

    Muhalefet liderlerine ''Bu iktidarı siz getirdiniz'' diye seslenen Ağar, kendisinin dışında seçime yeni giren bir parti genel başkanının olmadığını ifade etti. Ağar, ''Bunlar bu iktidarı getirdi. Ağar bu iktidarı götürecek '' şeklinde konuştu.

    Terörle mücadelenin akıl, cesaret ve yürek işi olduğunu, ''çocuk oyuncağı olmadığını'' ifade eden Ağar, şunları kaydetti: ''Terörle mücadele, oturup birbirinize laf yetiştirme değildir. Bilmeyenler için Türkiye'de terörün tarihi vardır. Oturup okuyun, Türkiye'de kim ne yaptı, kim hangi riskleri aldı, bu riskleri alanlara sizin tavrınız ne olmuş, tavşan yürekleriniz ne olmuş, açın o sayfalarda okuyun. Herkes temiz olsun. DP iktidarında Türkiye'de silahlar, bombalar patlamayacak. Şehit cenazelerinin üzüntüsünü ortadan kaldırmaya and içerek geliyoruz. Türkiye silahın, terörün olmadığı bir Türkiye olacaktır. Hiç bir çocuğun canını, Allah'ın verdiği tabii ömrü dışında almaya cesaret edemeyecekler.''

    Milletin; inanç, başörtüsü üzerinden siyaseti reddedeceğini ifade eden Ağar, ''Millet arasında olmayan bir bölünmenin, siyaset yoluyla millete dayatılmasına sonuna kadar karşı çıkacağız'' dedi. DP'nin, milletin değerlerini uyum içerisinde taşıyabilen yegane parti olduğunu savunan Ağar, iktidarın ve Ana Muhalefet'in milleti böldüğünü ileri sürdü. Ağar, İktidarın çiftçisine vermeye kıyamadığı parayı, yabancı ülkelere vermekte tereddüt etmediğini iddia etti.

    ''BANA ÖZÜR BORÇLARI VAR''

     İktidarın, cumhurbaşkanlığı seçiminden dolayı kendisini mağdur ilan ettiğini söyleyen Ağar, ''Cumhurbaşkanlığı seçimi, seçim taktiği halinde oynanmıştır. Cumhurbaşkanlığı seçimi bir demokrasi meselesi değil, siyasi mücadele işidir'' görüşünü dile getirdi.

    Partisinin, CHP'nin ''dayatmacı zihniyeti karşısında her zaman kale gibi durduğunu'' kaydeden Ağar, iktidarın ''parti içi çekişmeleri, birbirlerini ekarte etmeleri işini mağduriyet gibi sunduğunu'' savundu. Başbakanlığın ve Dışişleri Bakanlığının mağduriyet yeri olamayacağını dile getiren Ağar, şunları kaydetti: ''İktidar, (Bunlar demokrasiye karşı çıktılar. Müslüman cumhurbaşkanı seçtirmediler) diye fısıltı yapıyor. Ben kaymakamlık, emniyet müdürlüğü, valilik, bakanlık yaptım. Türkiye'de inançlı, imanlı bir Allah'ın kulunun Ağar'dan şikayeti varsa, ben kendimi bütün bu görevleri yapmamış sayacağım. Vicdansızca, insafsızca bize iftira ettiler, ayıp ettiler. Bana açıkça özür borçları var. Çünkü, kendilerinin başları dertte olduğu vakit yıllarca çaldıkları kapı biz olmuşuzdur.''

    Ağar, konuşmasının sonunda partisinin Eskişehir milletvekili adaylarını tanıttı. Mitinge, Ağar'ın eşi Emel Ağar da katıldı. Ağar'ın sözleri ''Vur vur inlesin Tayyip dinlesin'', ''Başbakan Ağar'' sloganlarıyla kesilirken, ''DP'yi destekliyoruz. ANAVATANLILAR'' pankartı dikkat çekti.

    26/6/2007

    "Çiftçinin cebinden elini çek Tayyip Erdoğan"

    Cumhurbaşkanlığı seçimine değinen Baykal, Cumhurbaşkanlığı seçimi konusuna büyük bir iyi niyetle yaklaştıklarını ve bir AK Partilinin cumhurbaşkanı seçilmesinin de mümkün olduğunu söylediğini ifade etti.
     
    Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında, sadece Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın seçilmesini istemediği yönünde görüş bildirdiğini belirten Baykal, gazetecilerle yapılan bir oturum sırasında kendisine Abdüllatif Şener'in sorulduğunu, bu konuda da bir yorumunun olmadığını söyledi.
     
    Şener'i sadece "olmaz diye saydıklarının arasında telaffuz etmediğini" vurgulayan Baykal, "Anlıyorum ki şimdi Başbakan, cumhurbaşkanı seçimindeki başarısızlığına kulp ararken, (Deniz Baykal Şener'i ima etti, ondan dolayı seçemedik. İma etmemiş olsaydı seçerdik) demeye getiriyor. Bu Türkiye'yi yönetenlerin nasıl ciddiyetten, sorumluluktan uzak, görevlerini kavrayamamış bir anlayışta olduğunu gösteriyor" dedi.
     
    CHP lideri, "Türkiye'de demokrasi işleyecektir. Seçim parlamentomuzun yapısını ortaya koyacaktır. O yapının içinde mutlaka uzlaşmayla anayasamızın öngördüğü cumhurbaşkanını seçeceğiz. Kimsenin; kriz şantajı, tehdidi yapmasına ne milletimiz izin verecektir, ne de biz izin vereceğiz" şeklinde konuştu.
     
    "Erdoğan bir türlü toparlanamadı"
     
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçiminden sona "bir türlü toparlanamadığını" öne süren Baykal, "Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanlığı sendromu diyorum, ayaküstü teşhis koymam gerekirse, öyle bir sendrom yaşıyor. Bir türlü kendisini bundan sıyıramadı. Bırak artık, orada yanlış yaptın, yüzüne gözüne bulaştırdın. O kaza yaptığı yere dönüp gelirmiş ya insanlar, onun gibi vaziyet var Başbakan'da" dedi.
     
    Baykal, AK Parti'nin 364 milletvekili ile "cumhurbaşkanı seçmeyi başaramadığı"nı belirterek, "Sen bu işi yapamadın, yüzüne gözüne bulaştırdın. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin altında kaldın. İktidar ağlama yeri değildir. Bu başarısızlıktır ama hazmedemedi. Başbakan tuttu (Ben de Anayasa'nın seçim maddelerini değiştiririm) dedi. Bu ciddi bir iş, yol var, yöntemi var. Çalışacaksın tartıştıracaksın, (Hayır hemen yapacağım) dedi" şeklinde konuştu.
     
    "Çiftçiye sahip çıkmak istedik"
     
    Deniz Baykal, seçime girerken çiftçiye sahip çıkmak istediklerini, bu amaçla çiftçinin girdi maliyetlerini düşürmeyi hedeflediklerini de ifade etti.
     
    Bu amaçla ilk olarak mazottaki ÖTV'yi kaldıracaklarını dile getiren Baykal, "Türkiye'de ÖTV nereden geliyor, hangi ihtiyaçla çıkmış ÖTV, eskiden var mıydı? Yoktu. ÖTV ne zaman ortaya çıktı? Ankara açık vermeye başladı, bütçe açıkları yükseldi. (Bu açıkları kapatmak için kaynak arayalım) dediler. Kaynak ararken, çiftçinin mazotuna da maliyet dışı, İran'a, Irak'a, Libya'ya, Suudi Arabistan'a petrol alırken ödediğimiz parayla hiç ilgisi olmayan, bayi karıyla, nakliyeyle hiçbir ilgisi olmayan ek bir Ankara payı diye, devlet payı diye ek bir vergi kondu. Biz ne söylüyoruz bu durumda, çiftçiye devlet bütçesinden tek taraflı olarak nakit nakit para verelim mi diyoruz, hayır onu demiyoruz,(Çiftçinin cebinden elini çek Tayyip Erdoğan) diyoruz" dedi.

    26/6/2007

    DP'nin Kayseri'deki 8 adayından 3'ü kadın

      DEMOKRAT Parti (DP) Kayseri'de milletvekili seçimlerine katılacak adaylarını partililere ve medyaya tanıttı. Kayseri'de AKP, CHP ve MHP listelerinde tek kadın aday bile bulunmamasına karşın, DP listesinde 3 kadının bulunduğu belirtildi.

    DP, Kayseri'de aday gösterdiği işadamı Mustafa Eraslan, bürokrat Coşkun Arık, avukat Necla Erdoğan, eğitimci Yüksel Poyraz, çiftçi Mehmet Bayraklı, işkadını Zühal Gözüküçük, müteahhit Doğan Güven ve eğitimci Mualla Gürses'i kamuoyuna tanıttı. Bir düğün salonundaki tanıtıma DP Genel Sekreteri Atilla Ataman ve çok sayıda partili katıldı.

    Kayseri'de AKP, CHP ve MHP gibi 8 milletvekilliği için şanslı görünen siyasi partilerin listelerinde bir tek kadın aday bile bulunmamasına karşın, DP'nin 3 kadın aday göstermesi diğer partilere nispet olarak değerlendirildi. DP'nin kadın adaylarından avukat necla Erdoğan, şöyle dedi:

    “Partimiz adı gibi demokrat olduğunu adaylar arasında cinsiyet ayırımı yapmadan göstermiş, Kayseri'deki diğer partilere de 8 kişilik milletvekili listesinde 3 bayana yer vererek, örnek olmuştur. O nedenle Kayserili bayan seçmenleri bizi desteklemeye, hangi partiden olurlarla olsunlar bu seçimde oylarını bize atmaya davet ediyoruz. kamuoyunda çok tartışılan bayan aday neden yok eleştirileri Kayseri’de DP için geçerli değildir.”

    16/6/2007

    DP’nin miting programı değişti

    Demokrat Parti, daha önce 20 Haziran’da Antalya’da yapacağını duyurduğu ilk mitingini Aydın’da gerçekleştirecek.

    Demokrat Parti (DP) miting programında bazı değişiklikler yapıldı. Daha önce 20 Haziran’da Antalya’da ilk mitingi yapılacağı duyurulan DP, yeni düzenlemeye göre, ilk mitingini Aydın’da gerçekleştirecek.

    6/6/2007

    Akp'de dikensiz gül bahçesi?

    Başbakan Erdoğan 1 Mart Tezkeresi’ne muhaliflerin önemli bir kısmını ve Milli Görüşçüler’i liste dışı bıraktı. Küskün olan AKP’liler, ’Ali Dibocu ve çetecilerin’ ödüllendirildiğini öne sürdüler. Bazıları da listeyi ’27 Nisan’ veya ’Dolmabahçe listesi’ diye tanımladı.


    AKP
    ’de liste depremi yaşanıyor. Aday olamayan milletvekilleri Erdoğan tarafından hazırlanan listelere ağır eleştiriler yönelttiler. Telefonda sesi titreyen AKP’liler, listelere alınmayan 161 vekilin yanısıra, son sıralara konulanlarla birlikte 200 AKP’linin Meclis’e giremeyeceğini iddia ettiler. Küskün AKP’lilerin bir kısmı "dürüstlüğün ve fedakarlığın" cezalandırıldığını, "Ali Dibocu ve çetecilerin" ise ödüllendirildiğini söylediler. Liste dışı kalan Milli Görüş kökenli isimlerden Adana Milletvekili Abdullah Çalışkan, ’muhtıra listesi’ imasında bulundu. Çalışkan, "27 Nisan listesi midir, Dolmabahçe listesi midir bilemiyorum. Dikensiz gül bahçesi isteniyor. Ona göre liste hazırlamışlar. Ama bu farklı bir diken olacak. Dikenin nereye batacağını bilemem" dedi.

    TEZKERE MUHALİFLERİ

    Erdoğan’ın liste dışı bıraktıkları arasında, Irak’a asker gönderilmesine ilişkin 1 Mart Tezkeresi’ne muhalif isimlerin önemli yer tutması dikkat çekti. 1 Mart’ta AKP 99 fire vermişti. O tarihteki tezkereye muhalif tavır alan 4 bakandan Ertuğrul Yalçınbayır ve Zeki Ergezen, aday listesinde yer alamadı. Mehmet Aydın ile oyunu vekaleten Yalçınbayır’a kullandıran Hüseyin Çelik ise yeniden aday gösterildi.

    MİLLİ GÖRÜŞÇÜLER

    Erdoğan, "Milli Görüş gömleğini değiştirdik" sözünü milletvekili aday listelerine de yansıttı. Erdoğan’ın 550 kişilik aday listesine sadece 3 ilahiyatçı girerken 95 hukukçu ve avukat, 88 mühendis, 45 işadamı yer aldı.

    Listeye girmeyen AKP’lilerin tepkisi şöyle:

    ALİ COŞKUN: BAŞARILAR DİLERİM

    Listede yer almayan Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Başbakan Erdoğan’a "Yeni yol arkadaşlarıyla" başarılar diledi. Coşkun, AKP’nin kuruluşunda belirlenen prensiplerden birinin de 65 yaş sınırı olduğuna işaret ederek, "Bu nedenle kendim aday olmak istemedim. Ancak halkımızın ısrarı ve siyaset arenasının çalkalandığı bu dönemde bakan olarak çekilmenin yanlış yorumlara sebebiyet vermemesi düşüncesiyle kararı sayın genel başkanın takdirine bıraktım" dedi.

    MEHMET DÜLGER: HAYAL KIRIKLIĞI

    Partinin gerekçelerini hiç bilmiyorum. Bu temyizi olmayan tek taraflı bir karar. Eşimin başka bir partiyi tercih etmesinin etkisi de olmuş olabilir. Demirel’in bir sözü vardır; siyasete girilir ama çıkılamaz diye. Ben yine siyaset yapmaya devam edeceğim ama bu partide mi bilemem.

    OSMAN SEYFİ:  ÇETE ORADA KALDI

    Listelere bakıyorum, temiz arkadaşlar atılmış. Çetenin elemanları kalmış. Siyasi Kürtçüler ve Ali Dibocular olduğu yerde duruyor. Milli hassasiyetler yok edilmiş. Dürüstler, yolsuzlukla mücadele edenler, meclis çalışmalarına katılanlar çizilmiş.

    SÜLEYMAN GÜNDÜZ: YSK’DAN ÖĞRENDİK

    Beni inciten taraf konumumu YSK listelerinden öğrenmem oldu. Ben önemli görevler yapmış bir adamım. Bana bildirilmeliydi.

    FARUK ANBARCIOĞLU: SAHTEKARLIK

    Kriter ne anlamadım. Kızım, torunum hasta oldu Meclis’i terk etmedim. Şunun için koymadık desinler. Siyaseti dün 17.00’de noktaladım. İkiyüzlülükle, sahtekarlıkla geçirecek zamanım yok.

    FARUK ÜNSAL: BIRAKIYORUM

    Meclis’te Kürt meselesinde, insan hakları ve demokratikleşme konularında her barışçı ve bütünlükçü düşüncelerini açıklayan milletvekiliydim. Bu Demek ki bazı rahatsızlıklar olmuş. İş bakıyorum.

    ZEYNEP KARAHAN USLU: MESLEK DEĞİL

    Siyaset meslek değil, görev. Elimden gelenin en iyisini yaptım. Akademik hayatıma, aynı zamanda yazıp çizmeye devam edebilirim. Kitap projem var. Bildiğimiz türküleri söylemeye devam edeceğiz.

    FEVZİ BERDİBEK: KIRGIN DEĞİLİM

    Ben zaten hazırdım. Başbakan’a beni aday yapmayın dedim. Artık işlerimin başına döneceğim. Kimseye kırgınlığım, küskünlüğün yok. Bugüne kadar ki tavrım neyse bundan sonra da öyle olacak.

    8/5/2007

    Mumcu'dan Kolpalı yanıt

    ANAP lideri Mumcu, Genelkurmay bildirisinden haberdar olduğu iddialarını sert şekilde yanıtladı 
    ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu, Genelkurmay Başkanlığı'nın 27 Nisan'da yayımladığı sert bildiriden haberdar olduğu yönündeki iddialara aynı tonda yanıt verdi. Mumcu, "Haberi olup da milleti haberdar etmeyen şerefsizdir, namussuzdur. Kolpacılığın devri bitti" dedi.
    ANAP İstanbul İl Kongresi'nde "Öngördüklerimiz bir bir gerçekleşince, utanmadan 'önceden haberi vardı' diye kampanya başlattılar. Be eblehler, sizde akıl yok diye bizde de olmayacak mı? Aklı, izanı olan, demokrasiye karşı namuslu bir sadakati olan bunu görmez mi?" diyen Mumcu, dün de TBMM Genel Kurulu'nda sert ifadeler kullandı.
    AKP sıralarından "Genelkurmay açıklamasından haberi olduğu" yönünde laf atılması üzerine Bakanlar Kurulu sıralarına dönen Mumcu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Haberi olan arkadaş, bak, burada oturuyor. Haberi alıp da dik durmayanlar, iftirayla kendi komplekslerini bastırmaya çalışmasınlar. Haberi olup da milleti haberdar etmeyen şerefsizdir, namussuzdur. Demokrasi için canını da vermeyen şerefsizdir. Bunu söyleyecek bir delikanlıyı bu kürsüye bekliyorum." n ANKARA Milliyet


    Kolpacılık nedir?

    Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde, kolpa ya da kolpacılık kelimelerine ilişkin herhangi bir açıklama yer almıyor. Hulki Aktunç'un "Türkçe'nin Büyük Argo Sözlüğü"nde "kolpo" olarak geçen kelimenin "bir amaca ulaşmak için olağandışı davranma, rol yapma" anlamına geldiği belirtiliyor. Bazı sözlüklerde (sözlük.sourtimes.org) ise kolpa "büyük yalancı", kolpacılar da "yalana koşanlar" olarak tanımlanıyor. Ebleh kelimesi ise TDK sözlüğünde "akılsız, budala, alık" olarak açıklanıyor.

    27/4/2007

    Çok gizli anlaşmayı açıklıyoruz

    Saat 15.00’de başlayacak Meclis’teki Genel Kurul öncesi,  Anavatan ve DYP liderlerinin birlikte basın toplantısı düzenleyecekleri belirtilmişti. Ancak, gün içinde birdenbire basın bürolarından Ağar ve Mumcu’nun ayrı ayrı basın toplantısı yapacakları açıklandı  
     
    Peki, bu fikirden niye vazgeçilmişti.

    Mumcu ve Ağar, “oylamaya katılmayacağımızı birlikte açıklamayalım” kararı aldı. Bu karara varmalarının nedeni, “Birlikte basın toplantısı düzenlersek Anayasa’ya aykırı uygulama yapıyor, Milletvekillerinin iradesi üzerinde baskı yapıyor görüntüsü verebiliriz” oldu.
     
    DYP ve ANAP içinden bazı milletvekillerinin oylamaya katılması ihtimali üzerine bu karar oluştu.
     
    Bu arada, Mumcu ve Ağar’ın,  milletvekillerine AKP’den gelen teklifler konusunda şu ifadeyi kullandıkları öğrenildi:
     
    “Bizimle gelip fotoğraf çektiriyorlar. Demokrasi mesajı veriyorlar, sonra milletvekillerine kanca atıyorlar.”
     
    KATILANLAR DİSİPLİNE SEVK EDİLMEYECEK
     
    Başkent kulislerine düşen bu yorum üzerine DYP ve ANAVATAN liderlerinin oylamaya katılan vekiller konusunda disipline sevk etmeme kararı aldılar.
     
    Kulislerde konuşulan bir diğer konu da, oylamaya katılan milletvekillerine kendi illeri ya da kendi illeri dışında ilk üç sıraların teklif edildiği iddia edildi.
     

    25/4/2007

    AnayasaMahkemesi: İkinci tura kadar karar veririz

    Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu, cumhurbaşkanının sahip olması gereken niteliklerin Anayasa'da ve yasada belli olduğunu belirtti.

    Tuğcu, Anayasa Mahkemesi'nin 45. Kuruluş Yıl Dönümü dolayısıyla Sheraton Oteli'nde düzenlenen törenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Tülay Tuğcu, Cumhurbaşkanlığı seçiminde TBMM'de 367 çoğunluğun sağlanamaması durumunda CHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne başvurması halinde yüksek mahkemenin görüşünün sorulması üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin görüşünü şu anda söylemenin mümkün olmadığını belirtti.

    Tuğcu, başvuru yapılması halinde nasıl bir yol izleneceğinin belli olduğunu belirterek, “Bütün davalarda ne yapıyorsak onu yapacağız. Yolumuzda bir farklılık yok. Bu da davadır. Davalar nasıl bir prosedüre tabiyse öyle olacak. Bizim yönümüzden bir farklılığı yok” dedi.

    “Bundan önceki cumhurbaşkanlığı seçimleri de dikkate alınacak mı?” sorusuna Tuğcu, “Onları raportör hazırlayacak” yanıtını verdi.

    “İKİNCİ OYLAMAYA YETİŞTİRMEYE GAYRET EDERİZ”

    Böyle bir başvuru gelirse normal prosedür neyse onun yapılacağını yineleyen Tuğcu, “Raportör görüşü alınır, okuruz, toplanırız, karar veririz. Bu dosya içinde aynısı geçerlidir. Ama daha önce de söyledim. Çok uzun süre beklemeye tahammülü olmayan bir konu. O nedenle kısa sürede yetiştirmeye gayret edeceğiz” diye konuştu.

    Süre konusunda kesin bir şey söyleyemeyeceğini ifade eden Tuğcu, “Ama ikinci oylamaya yetiştirmeye gayret edeceğiz” dedi.

    Tuğcu, başvuruyla ilgili daha önceki uygulamalara bakılacağını ve karar verileceğini ifade etti.

    “Cumhurbaşkanı seçiminin siyasi partiler tarafından boykot edilmesi hukuki mi?” sorusu üzerine Tuğcu, “Ona ben karışmam. Onlar demokratik kuralların işleyişidir. Anayasa yargısının dışındadır. Olsa olsa vatandaş olarak cevap verebilirim. Şu anda da vatandaş konumunda değilim. Anayasa Mahkemesi Başkanı olarak soruyorsunuz. Ona karışmam” yanıtı verdi.

    “Cumhurbaşkanı adayını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna da Tuğcu, ”Onu parlamento değerlendirir. Ben genel seçimleri değerlendirdim” dedi.

    Cumhurbaşkanının sahip olması gereken nitelikler konusundaki görüşünün sorulması üzerine Tuğcu, “Nitelikler Anayasa'da, yasada belli. Zaten herhalde parlamentoda o niteliklere göre yapacak” diye konuştu.

    Blogcu ile yapıldı