Anadolu ne diyor?
Hakem, maçı oynanırken durdurdu. Ve top, seçmenin ayağına geçti. Skoru sandık söyleyecek.
İyi de ne diyecek?
Bu soruyu Anadolu'nun değişik kentlerinde tecrübesine, sezgisine güvendiğim birkaç dosta sordum. Gözlemlerini özetliyorum:
* * *
İZMİR:
"AKP'nin cumhurbaşkanı seçememesi ve geri adım atmak zorunda kalması bir zafer havası yarattı.
İzmir bayram yeri gibi... Ticaret Odası evlere 100 bin bayrak dağıttı.
Herkes bayrak astı. Hâlâ kapışılıyor. Bu hafta sonu Türkiye'nin en
büyük mitingini yapma iddiası var.
Solda birlik de umut yarattı. Oradan bir ittifak kararı çıkarsa, hele
iki lider bunu İzmir mitinginde el ele açıklarsa büyük bir sinerji
doğar. Ve oylar oraya akar.
İzmir Başbakan'ın "gâvur" imasını unutmadı daha... Bunu sandıkta
cezalandıracaktır. DP'nin fazla şansı yok. Ama varoşlarda Genç Parti
çalışıyor. Son seçimde Uzan, en çok oyu yüzde 17 ile İzmir'den almıştı.
Yine iyi çalışıyorlar."
DİYARBAKIR:
"'350 milletvekiliyle gelmiş bir harekete bile, üstelik Şemdinli vs.
gibi konularda alttan aldığı halde tahammül edemedi rejim... AKP
cesaretsizliğinin, basiretsizliğinin bedelini ödüyor' havası var. Ama
sandıkta tepetaklak olacakmış gibi görünmüyor. Tersine seçime ciddi
hazırlanıyorlar. 1 yıldır mahalle toplantıları, ev ziyaretleri
yapıyorlar.
İktidar olmanın getirdiği bir oy kaybı olabilir, ama yine ciddi milletvekili çıkarırlar.
Seçimin yaza gelmesi buraları etkilemez; militan taban her koşulda
sandığa gider; bu işten Batı'da merkez partileri zararlı çıkar.
Solda birlik arayışı, Kürt cenahında pek heyecan yaratmadı. Çünkü sol
gibi görünmüyor. DTP bağımsız adaylar çıkaracak. Amaç, Meclis'te grup
kurmak... 20 kadar milletvekili sokup 1965'in TİP'i gibi bir katkı
yapabilirler. Hatta AKP ucu ucuna Meclis'e girip de CHP-MHP-DP gibi bir
koalisyonla karşı karşıya kalırsa DTP kilit rol oynayabilir."
DENİZLİ:
"Denizli geleneksel olarak merkez sağa yakındır. Şehrin 2 milyar dolar
ihracatı var. 140 bin kişi sigortalı çalışıyor. 200 bin öğrenci okuyor.
Ekonomi canlıydı. Şimdi bu kargaşa moral bozdu. İstikrarın zedelenmesi
tedirginlik yarattı. Suratlar asıldı. Bundan dolayı daha çok AKP
suçlanıyor. Mağduriyet havası yok; tersine 'İşi doğru dürüst
götüremediler, ellerine yüzlerine bulaştırdılar' tepkisi daha yaygın.
'Keşke Köşk'e uzlaşmayla birini seçip yola devam etselerdi. Şimdi bu
yüzden hükümetten de olacaklar. İşlerimiz bozulacak' havası var.
'AKP'li adaya devlet izin vermeyecek' kanısı yerleşti. Vatandaş
gerginlik değil istikrar istiyor. O yüzden 'Yolumuzu kestiler' diye
ağlamak ya da çatışmak AKP'nin oyunu artırmaz."
ORDU:
"Karadeniz tepkili... 2 senedir fındık üreticisi don ve AKP yüzünden
mağdur oldu. Mahsul ağustosta toplandığından herkes 'Seçim sonbaharda
olur, öncesinde fındığa iyi bir fiyat alırız' umudundaydı. Temmuzda
seçim kararıyla umutlar söndü.
Karadeniz otoyolu bölgeye bir canlılık getirdi, ama fındık vatandaşın
asıl geçim kapısı... AKP'li milletvekilleri bu yüzden sokağa çıkamaz
hale gelmişti. Şimdi gelip oy isterken zorlanacaklar.
Seçmenin çoğu oy vermeyeceği partiyi biliyor, ama vereceği partiyi
bilmiyor. İttifaklar yol gösterici olabilir. Sağ seçmen DP'ye
gidebilir. Ama asıl beklenen soldaki birleşme... Başarabilirlerse ciddi
bir çekim yaratır.
Asıl sorun yaylada... Yayla mevsimi haziranda başlar. Fındık toplama
öncesi temmuzda hareketlilik yaşanır. Ordulunun yüzde 30-40'ı tatilde,
yaylada ya da köyde olur. Sol ya da sağ seçmen 10 kilometrelik yayladan
sandığa gelmez de AKP'li Almanya'dan gelip oyunu verir."
can.dundar@e-kolay.net
Milliyet